YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35697
KARAR NO : 2023/642
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/544 E., 2021/174 K.
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, düşme
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, katılan vekili
TEBLİĞNAMEDEKİ GÖRÜŞLER : Onama, bozma
Bozmadan sonra verilen kararların temyiz incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması ve temyiz süresinin 1412 sayılı CMUK’nın 310 uncu maddesine göre belirlenmesi gerekirken hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek tarafların süre konusunda yanıltılması nedeniyle, sanıkların temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarihli ve 2012/139 Esas, 2013/280 Karar Sayılı Kararı ile;
a.) Sanık … hakkında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraate,
b.) Sanıklar … ve … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, cezanın ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
2. Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2013 tarihli ve 2012/139 Esas, 2013/280 Karar Sayılı kararlarının sanık … müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.06.2018 tarihli ve 2016/3360 Esas, 2018/5840 Karar sayılı kararı ile, 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan sanık … hakkında verilen beraat kararı ile sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet kararları için; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının dava şartı olan mütalaaya aykırı olarak sanıklar hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan dava açıldığı, sahte fatura düzenleme suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden iddianame dışına çıkılarak sahte fatura düzenleme suçundan hükümler kurulması; sanıklar … ve … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, dava şartı olan mütalaanın 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu, sanıklar hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilmiş mütalaa bulunmadığı ve sanıklar hakkında sahte fatura düzenleme suçundan açılmış bir dava da bulunmadığından, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunularak dava açılması halinde her iki davanın birleştirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması, sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olarak da; gerekçeden yoksun hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmalarına karar verilmiştir.
3. Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.02.2021 tarihli ve 2018/544 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar … ve … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında, sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 58 inci maddesinin birinci, altıncı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sanıklar … ve … için, ikişer kez, 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, tekerrür uygulamasına ve hak yoksunluklarına, sanık … için, bir kez 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
c) Sanıklar … ve … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan mütalaa bulunmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
d) Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …, Muhammet Adıgüzel ve …’in temyiz istemleri, lehlerine olan tüm yasal hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi,
a) Sanıklar … ve … hakkında defter kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, mütalaa bulunmasına rağmen mütalaa yokluğundan düşme kararı verilmesine,
b) Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi değerlendirmesine dayanılarak beraat kararı verilmesine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının, 03.11.2011 tarihli mütalaasının sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanıklar … ve … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarına ilişkin olduğu, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.02.2012 tarihli ve 2012/1048 Esas sayılı iddianamesi ile üç sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından dava açıldığı anlaşılmıştır.
2. Hukuki Süreç bölümünün 3 numaralı paragrafında belirtilen bozma kararı doğrultusunda, sanıklar … ve … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan mütalaa verilip verilmeyeceğine ilişkin yazılan yazıya istinaden, Kocaeli Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 22.11.2018 tarihli yazısı ile adı geçen sanıklar hakkında atılı suçtan mütalaa verilmeyeceği belirtilmiştir.
3. Bozma ilamı doğrultusunda sanıklar hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan yapılan suç duyurusu neticesinde Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarihli ve 2018/7418 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 19.11.2019 tarihli iddianamesi ile de sanıklar … ve … hakkında 2010 ve 2011, sanık … hakkında 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinde davalar açılmış ve davaların temyize konu dava ile birleştirildiği görülmüştür.
4. Vergi Denetim Kurul Başkanlığının 22.09.2011 tarihli vergi tekniği raporunda; Kocaeli 2. Noterliğinin 15.02.2011 tarih ve 3047 yevmiye numarası ile tasdik edilen 15.02.2011 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket yetkilisi sanık …’in şirketteki hisselerini sanık …’e devrettiği ve bu tarihten itibaren Meh-De İnşaat …. Ltd. Şti.nin yetkilisinin sanık … ortağının ise … olduğu belirtilmiştir. Adı geçen şirketin 2011 ve 2012 yıllarına ait defter ve belgelerinin istendiği, 09.08.2011 tarihli ve VDEYN -2011-1072/219 sayılı defter ve belgeleri isteme yazısının sanık Muhammet Adıgüzel’in ikametgah adresinde aynı konutta birlikte oturan ablasına usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yasal süre içinde defter ve belgelerin ibraz edilmediği, şirket adına anlaşmalı matbaalarda bastırılmış sevk irsaliyeleri ve irsaliyeli faturaların olduğu belirtilmiştir.
5. Sanık … savunmasında özetle; şirketi sanık …’den devraldıktan sonra hiç bir işlem yapmadığını, sürekli ev değiştirdiği için defterlerin kaybolduğunu onun için ibraz edemediğini, elinde sadece karar defterinin olduğunu, defter ve belgeleri istemek için tebligat geldikten sonra çalıştığı için bu defteri de ibraz edemediğini beyan etmiştir.
6. Vergi Denetim Kurulu’nun 09.08.2011 tarihli ve VDEYN -2011-1072/219 sayılı defter ve belgeleri isteme yazısı ve isteme yazısının tebliğine ilişkin tebligat alındısı dosyaya konulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
1. Sanıklar … ve … Hakkında Verilen Düşme Hükümlerine Yönelik
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay ve olgular bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … Hakkında 2010 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Verilen Beraat Hükmüne Yönelik
Suç tarihinin, en son KDV beyannamesinin Aralık/2010 döneminde verilmesi nedeniyle en aleyhe kabulle 31.12.2010 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihi olan 31.12.2010 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar … ve …’ın, 2010 Takvim Yılından Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyizi Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihi olan 31.12.2010 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanıklar …, … ve …’in, 2011 Takvim Yılından Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyizi Yönünden
Suç tarihinin, en son KDV beyannamesinin Ağustos/2010 döneminde verilmesi ve Bs bildirimine göre düzenlenen son fatura tarihinin 08/2011 dönemine ait olması nedeniyle en aleyhe kabulle 30.08.2011 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihi olan 30.08.2011 tarihinden, 19.11.2019 iddianame tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, bu nedenle Mahkemece düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulduğu belirlenmiştir.
D. Sanık …’in Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyizi Yönünden
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle temyize konu karar hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Sanıklar hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan açılan dava hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A. Sanıklar … ve … Hakkında Verilen Düşme Hükümlerine Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.02.2021 tarihli ve 2018/544 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. 2010 Takvim Yılından Sanık … İçin Verilen Beraat Hükmü İle Sanıklar … ve … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükümleri ve 2011 Takvim Yılından Tüm Sanıklar Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.02.2021 tarihli ve 2018/544 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık … Hakkında Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmüne Yönelik
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.02.2021 tarihli ve 2018/544 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararlarına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.