YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35844
KARAR NO : 2022/16350
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na aykırılık
…
…
Katılan vekilinin temyizinin vekalet ücreti talebi ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2014 tarihli iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna aykırı olarak sanık hakkında “2010, 2011, 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı, “sahte fatura düzenleme” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği gözetilerek öncelikle durma kararı verilerek sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği ilgili vergi Dairesinden sorularak, verilmeyeceğinin bildirilmesi halinde davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, gerekçede ve hüküm fıkrasında da “sahte fatura düzenlemek veya kullanmak” şeklinde hükümler kurulması yasaya aykırı,
2-Hükümlerden sonra, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2 maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 18.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.