YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/360
KARAR NO : 2023/38
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2015 tarihli ve 2014/1055 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık tarafından hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu, delillerin yeterince incelenmediği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
2. Cumhuriyet Savcısı tarafından; sanığın eyleminin, suç tarihinden sonra 19.02.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesi ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin (2). fıkrasındaki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın ablası olan katılanın nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak abonelik sözleşmesi yaptığı ve 0 533 (… .. ..) no’lu telefon hattını alarak kullanmaya başladığı,daha sonra borcun süresinde ödenmemesi nedeni ile katılan hakkında icra takibi yapılması üzerine katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçu işlemediğini hattın ablası olan katılan tarafından çıkartılarak kendisine kullanması için verildiğini beyan etmiştir.
3. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Ekspertiz Raporuna göre abonelik sözleşmesindeki yazı ve imzaların sanık ve katılanın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediği belirtilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ile katılanın kardeş oldukları,sanığın ablasının nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak abonelik sözleşmesi yaptığı ve 0 ( …. … .. ..) no’lu telefon hattını alarak kullanmaya başladığı iddia olunan olayda;
Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin 2 nci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5 inci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile 5237 sayılı kanun’un 7 nci maddesi karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan ve basit yargılama usulü ile ön ödemeye tabi 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki düzenleme suçu oluşturduğu gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanunu’na eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2015 tarihli ve 2014/1055 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE, 10.01.2023 tarihinde karar verildi.