YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/36830
KARAR NO : 2021/9090
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A) Sanıklar …, … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … ve müdafisi, sanıklar … ve …’in temyizlerinin incelenmesinde,
Sanıklar … ve …’in yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 21.04.2015 tarihinde, sanık …’in yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 22.04.2015 tarihinde tebliğ olunan hükümlerin, sanık …, … ve sanık … müdafisi tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra sanık …’in 30.04.2015, sanık …’in 29.04.2015 ve sanık … müdafisinin 30.04.2015 tarihli dilekçeleri ile temyiz edildiği anlaşılmakla; temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafiileri ve sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın temyizlerinin incelenmesinde,
… ve … müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafileri ve sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanıklar …, …, …, …, …, ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar …, … ve … müdafileri ile sanıklar …, … ve …’ın temyizlerinin incelenmesinde,
1- Sanık …’ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 09.09.2020 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar … ve … müdafileri ile sanıklar …, … ve …’ın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
a) Sanık … hakkında … plaka sayılı araçlara ait, sanık … hakkında … plaka sayılı araçlara ait motorlu araç trafik belgelerinin arka yüzlerindeki araç muayene işlemlerini sahte olarak düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarında; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği; …’na ait …plaka sayılı araca ait motorlu araç trafik ve tescil belgesinin dosya arasında bulunmadığı, ve suça konu belge aslının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği, belge aslının bulunaması halinde ise bu belge yönünden suç oluşmayacağı, dosyada aslı bulunan suça konu sahte muayene işlemlerini içeren … plaka sayılı araca ait motorlu araç trafik belgeleri üzerinde heyetimizce yapılan incelemede; suça konu edilen araçların muayene bölümlerinin boş olduğu anlaşılmakla, zincire esas alınan bu belgeler yönünden resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı ve zincire dahil edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde suçların zincirleme şekilde işlendiği kabul edilerek cezaların TCK’nin 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanık … hakkında … plaka sayılı araca ait, motorlu araç trafik belgesinin arka yüzündeki araç muayene işlemini sahte olarak düzenlemek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; dosya içerisinde belge aslının temin edildiğine ilişkin bir tespitin de bulunmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi bakımından, öncelikle suça konu belgenin aslı temin edilip; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, duruşmaya getirtilip incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
c) Sanıklar … ve … hakkında motorlu araç trafik belgelerinin arka yüzlerindeki araç muayene işlemlerini sahte olarak düzenlemek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarında, sanıklar hakkında, dosya içeriğinden ve UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle sonuçlanan ve derdest olan dosyaların bulunduğu anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 tarih ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, resmi belgede sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve suç tarihleri de dikkate alınarak, sanıkların eylemlerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, UYAP üzerinde ve sair surette tespit edilebilecek benzer suçlara ilişkin dosyalar araştırılarak, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetlerinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilmesi, farklı araçlara ait ama aynı tarihli muayenelerin farklı tarihlerde düzenlendiği tespit edilememesi durumunda TCK’nin 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle ceza tayininin değerlendirilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulama olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının veya TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek nitelikte olduğunun anlaşılması halinde ise tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.03.2016 tarihli ve 2014/487 E. 2016/128 K. sayılı ilamında belirlediği ilkeler uyarınca mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu hükümler kurulması yasaya aykırı
d) Kabule göre de;
aa) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik; sanıklar …, …, … ve …’ın savunmalarında … ile … aracılığıyla irtibat kurduklarını beyan etmeleri, sanık …’ın da savunmasında kendilerine ait araçları ve bir kaç arkadaşına ait araçların muayene işlemlerini yaptırması için …’la irtibat kurduğunu ve onun adına para yatırdığını beyan etmesi karşısında; sanığın 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesi uyarınca birlikte doğrudan fail olarak cezalandırılması gerekirken suça yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması yasaya aykırı,
bb) Sanıklar …, …, …, …, ve … hakkında hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik ise; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafileri ile sanıklar …, … ve …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, Sanık … yönünden ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.