Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37163 E. 2023/3288 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37163
KARAR NO : 2023/3288
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/77 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararıyla
a)Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis ve 5.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b)Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 5.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2. Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2015 tarihli ve 2014/77 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararının katılan ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli ve 2019/10091 Esas, 2019/15199 Karar sayılı ilamıyla
“Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu hakkında, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/275 Karar sayılı kararıyla,
a)Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis ve 5.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
b)Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, bozma ilamından sonra sanığın beyanları alınmadığından savunma hakkının kısıtlandığına, suçun maddi unsurunun bulunmadığına, delil yetersizliği olduğuna ilişkindir.
B. Sanık …’nın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
C. Sanık …’nin temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nin, katılanın ağabeyi … …’e Hatay Gümrük Müdürlüğünde ucuz şeker olduğunu, gümrük müdürünü tanıdığını beyan ettiği, … …’in bunu kardeşi olan katılana söylemesi üzerine katılan ve arkadaşı … …’in gümrükten şeker almak amacıyla 11.05.2011 tarihinde Hatay havalimanına geldikleri, havalimanında kendilerini sanıklar … ve …’nın karşıladıkları, ertesi gün tekrar buluştukları, sanık …’nın telefonda kendisini gümrük müdürü olarak tanıtan sanık … ile görüşerek kendisine işlemin tamam olduğunu beyan etmesi üzerine katılanın Halk Bankasından 60.000,00 TL kredi çektiği ve tekrar sanıkların yanına geldiği, daha sonra hep birlikte Reyhanlı ilçesinde bir çay bahçesine geldikleri, burada kendisini gümrük müdürü olarak tanıtan …’nın geldiği ve katılanın 60.000,00 TL’yi sanık …’ya verdiği, katılanın para alışverişi olduktan sonra tanık … … ile birlikte Hatay’a döndüğü, daha sonra da sanıklara ulaşamadığı iddia edilmiştir.
2. Sanık …, asker arkadaşı … …’in kendisini arayarak kardeşinin Antakya’ya geleceğini, kardeşini karşılamasını istemesi üzerine, sanık … ile birlikte katılan ve yanındaki kişileri karşıladıklarını, beraber yemek yediklerini, katılanın Reyhanlı’ya gitmek istediklerini, ancak Reyhanlı’yı bilmediklerini, kendilerine yardımcı olmalarını istemesi üzerine ertesi gün tekrar buluşarak Reyhanlı ilçesine gittiklerini, bu esnada sanık …’nın sanık …’yı aradığını, bir süre sonra da sanık …’nın geldiğini, biraz sohbet ettikten sonra yanlarından ayrıldığını, daha sonra kendilerinin de katılanın yanında ayrıldıklarını, sonrasında gelişen olaylara ilişkin bilgisinin olmadığını savunmuştur.
Sanık …, arkadaşı …’nin misafirleri olduğu Hatay Havalimanından karşılaması gerektiğini belirterek kendisinden yardım istediğini, kendisinin de amcasına ait aracı olarak sanık … ile havalimanından 3 kişiyi karşıladıklarını, ertesi gün birlikte Reyhanlı ilçesine gittiklerini ve göl restaurantta yemek yediklerini, bu esnada sanık …’nın kendisini aradığını, daha sonra da yanlarına geldiğini, biraz sohbet ettikten sonra ayrıldığını, daha sonra da kendilerinin katılanın yanında ayrıldıklarını, sonrasında gelişen olaylara ilişkin bilgisinin olmadığını savunmuştur.

Sanık …, Reyhanlı ilçesinde bulunduğu sırada sanık …’nın kendisini aradığını ve … restaurantta olduğunu söylemesi üzerine arkadaşı … … ile yanlarına gittiğini, burada sanıklar …, … ile birlikte 3 kişinin olduğunu gördüğünü, biraz sohbet ettikten sonra yanlarından ayrıldığını, iddiaların doğru olmadığını savunmuştur.
3. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
4. Mahkemece, sanıkların iştirak halinde katılanın zararına olarak kendilerine yarar sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri, sanıklar her ne kadar üzerlerine atılı suçu inkarla işlemedikleri yönünde savunmada bulunmuş iseler de, katılanın dayısı olan … …’in alınan beyanında olay günü katılan ile birlikte şeker almak için sanıklar ile buluştuklarını ve katılanın 60.000.00 TL parayı elden sanık …’a verdiği yönündeki beyanı ile tanık …’nın da tanık … ‘in beyanını doğrular şekilde beyanda bulunarak katılanın sanık …’a elden para verdiği yönündeki ifadeleri, ayrıca olay günü tanık …’nın 60.000 TL para çektiğine dair banka ödeme fişi hep birlikte değerlendirildiğinde sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanıklar … ve …’nin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/14 Esas, 2020/275 Karar sayılı kararında sanık … müdafii, sanık … ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii, sanıklar … ve …’nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.