YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37280
KARAR NO : 2023/3015
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2012/146 Esas, 2014/852 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a-2) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2012/146 Esas, 2014/852 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2016/11935 Esas, 2019/8084 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2019/1104 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a-2) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.11.2014 tarihli mahkûmiyet olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. “…” olan sanığın isminin hüküm fıkrasına “…” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2021 tarihli ve 2019/1104 Esas, 2021/68 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.