YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37331
KARAR NO : 2023/4460
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde, temyiz hakkını kullanmak istediğini beyan etmiş ancak herhangi bir temyiz sebebi ileri sürmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında sahte nüfus cüzdanı ve sahte … belgesi kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 18.11.2014 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu belgelerin bütünüyle sahte olarak oluşturuldukları belirtilmiştir.
3. Mahkemece, suça konu belgelerin asılları duruşmaya getirtilip incelenmediği hâlde yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak; suça konu nüfus cüzdanı ve … belgesinin asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmesi, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur
2. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; Zonguldak C. Başsavcılığının 20.04.2016 tarihli ve 2015/2259 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak noterlikte düzenlenen araç satış sözleşmesini imzaladığı iddiasıyla resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılan kamu davasında, Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli ve 2016/254 Esas, 2016/453 Karar sayılı kararı ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesince 05.11.2019 tarihinde yapılan temyiz incelenmesi sonucu mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi üzerine Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/917 Esas sırasına kaydedilen davanın İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/7 Esas sırasında kayıtlı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, ancak İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/7 Esas sırasına kayıtlı davanın safahati ve akıbeti hakkında bilgiye rastlanılmadığı anlaşılmakla; resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketle işlenebilen bir suç olup belgenin kullanılmasıyla suçun temadi ettiği, aynı belgenin süregelen kullanımının hukuki kesinti oluşmadığı müddetçe tek bir sahtecilik suçunu oluşturacağı dikkate alınarak; İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/7 Esas sayılı dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, mümkünse temyize konu dava ile birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde, bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulmasından sonra eylemlerin zincirleme şekilde işlenmiş tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumun belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Kabule göre de;
a. Mükerrir olan sanık hakkında, tekerrüre esas alınan ilamda birden çok mahkûmiyet hükmü bulunduğu hâlde hangi mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/257 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.