YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37376
KARAR NO : 2023/272
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılan vekilinin temyiz dilekçesine göre, sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan da dava açılması ve cezalandırılmaları gerektiğine yönelik temyizinin, bu takvim yılından temyiz kanun yoluna tabi bir hüküm bulunmadığı belirlenerek, temyiz isteğinin 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan sanıklar … ve … … hakkında kurulan mahkumiyet ve sanık … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet ve beraat hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/319 Esas, 2015/869 Karar sayılı kararı ile
1. Sanıklar … ve … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 9 … hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, kararı verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin onanması, sanık … hakkında kurulan beraat hükmü yönünden, eksik araştırma sonucu verildiği kanaatiyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
1. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden, birden fazla takvim yılında suç işlemeleri nedeniyle daha fazla ceza almaları gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması taleplerine,
2. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden, yüklenen suçu işlediğinin … olduğu, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
B.Sanık … …’ın Temyiz İsteği
Eksik belgeler üzerinden bilirkişi raporu alındığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, soruşturmada delillerin toplanmadığına, hatalı kanun maddeleri uygulandığına, yüklenen suçu işlemediğinden beraati gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Yunusemre Vergi Dairesinin 66…09 vergi kimlik numaralı mükellefi … Hafriyat Mahrukat İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan vergi incelemesi neticesinde, anılan şirketin Haziran/2012 döneminden itibaren gerçek faaliyetinin sahte fatura ticareti olduğu, 2012 ve 2013 takvim yıllarında düzenlediği belgelerin de sahte belgeler olduğu tespitleriyle Vergi Tekniği Raporu ve Vergi Suçu Raporu düzenlenerek, şirketin ilgili takvim yıllarında ortak ve yetkilileri olan sanıklar hakkında 213 sayılı Kanun’un 367 nci maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verildiği anlaşılmıştır.
2. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının ….04.2015 tarihli iddianamesi ile 213 sayılı Kanun’un 367 nci maddesine göre dava şartı olan mütalaaya kısmen uygun olarak sanıklar hakkında, 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açıldığı anlaşılmıştır.
3. Sanık … ve … Ö. mükellef kurum ortağı ve yetkilisi iken 20…..2012 tarihinde hisselerini diğer sanıklar … ve …’e devrettikleri, bu tarihten sonra sanık …’ın şirket yetkilisi ve sanık …’in şirket ortağı olduğu anlaşılmıştır.
4. Mükellef kurumun, adres ve ortak değişikliği tarihi olan 20…..2012 tarihine kadar … ve işlemlerinin beyannameler ile verilen … formlarının karşılaştırılması ve özellikle araçlarının olması, depo ve şube açmış olması gibi nedenlerle sahte belge düzenlediğini gösterir bir emareye rastlanılamadığı ancak devir tarihi olan 20…..2012 tarihinden sonra bilinen … yeri adreslerinde bulunmaması, tanınmaması, şirket ortaklarına ulaşılamaması, defter ve belgelerine ulaşılamaması, yüksek cirolarına rağmen … yeri, depo ve nakil vasıtası olmaması, vergi borçlarını ödememesi veya sembolik tutarda ödenecek vergi çıkması nedenleriyle gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı, sahte belge düzenlediği anlaşılmaktadır. Yüksek ciroya rağmen şirket devrinin ücretsiz gerçekleşmiş olması, devir öncesi ve sonrası şirket yetkili ve ortaklarının savunmaları da bu tespiti doğrulamaktadır. Anılan Ticaret Sicil kayıtları, tanık ifadeleri, vergi incelemesi kayıtları, sanık ifadeleri, yoklama tutanakları ile vergi tekniği ve vergi suçu raporları dosya arasında bulunmaktadır.
5. Şirket hisse devri ve devri sonrası döneme ilişkin sanık …’ın ifade ve savunmaları, şirketin eski ortağı … Ö., şirket muhasebecisi … E.’nin beyanlarının incelenmesinde, şirketin sanık … tarafından ücret karşılığı olmaksızın diğer sanıklara devredildiği, devir tarihinden sonra sanık …’in şirkette sigortalı işçi olarak çalıştığı ve şirket adına resmi kurumlar nezdindeki işler ve diğer işleri Eskisehir 3. Noterliğinin 02.07.2012 tarih ve 07488 yevmiye kayıt numaralı vekaletnamesine istinaden sanık …’ın yaptığı anlaşılmıştır.
6. Sanık … savunmasında şirketi diğer sanıklara devrettiğini, sonrasında yapılan işlemlerle ilgisi olmadığını beyan etmiş, sanık … savunmasında, kimliğini kaybettiğini, diğer sanıkları tanımadığını ve şirket ile ilgisi olmadığını ifade etmiş; sanık … ise savunmasında, …’in ortak lazım olduğunu söyleyerek kendisine bir kağıt imzalattığını, şirket ile bunun dışında bir ilgisi olmadığını belirterek suçlamaları reddetmiştir.
7. Mahkemece, sanık … ve …’in şirket adına yapılan işlemlerden sorumlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetlerine; sanık …’ın ise, savunması dosya kapsamına ve oluşa uygun görülerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine ilişkin temyize konu mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar hakkında 2013 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan da mütalaa düzenlendiği ancak zamanaşımı içerisinde dava açılmadığı görülmüştür.
B. Sanıklar Hakkında 2012 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında 4 numaralı bentte yazılı deliller ve tüm dosya kapsamına göre 66…09 vergi kimlik numaralı mükellef, … Hafriyat Mahrukat İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına 20…..2012 tarihinden sonra düzenlenen faturaların sahte faturalar olduğu anlaşılmakla, sahte fatura düzenleme suçunda suçun failinin herkes olabileceği, suçta ve cezada şahsilik ilkesi gereğince, suçun şekli sorumlusu olan kanuni temsilcilerin değil, suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan faillerin cezalandırılmasının gerekeceği ve bu suça iştirak edilmesinin mümkün olması da dikkate alınarak;
1. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
a) Gerekçe başlığı altında A bendinde yazılı kabul ile Olay ve Olgular başlığı altında 4 ve 5 numaralı bentte yazılı deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığa yüklenen suçun unsurları itibariyle oluştuğu ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde belirtilen kriterlere göre mahkemenin takdir ve kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b)Ancak; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların Olay ve Olgular başlığı altında 6 numaralı bentte yazılı savunmaları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
a)Sanıkların yüzleştirilmesi, sanık …’in kendisinden şirkete ortak olmasını isteyen kişinin sanık … olup olmadığının sorulması,
b)İşletmenin faaliyeti ile ilgili beyanname veya işletmeye ait başkaca belge düzenleyip düzenlemediklerinin araştırılması ile şirket devrine ilişkin evrak ve devir tarihinden itibaren vergi dairesi ve ilgili kurumlara sunulan tüm belge asılları ile şirketin faaliyetine ilişkin düzenlenen yoklama fişleri, tebliğ alındı belgeleri, şirket adına basılan irsaliyeli faturaların teslimine ilişkin bilgi formları ile ilgili takvim yılından kanaat oluşturacak sayıda fatura asılları getirtilip, sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması ile kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile ilgili belge ve faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
c) Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
i) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
ii) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
iii) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5237 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların da bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller toplandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
d)Kabule göre de;
i)Sübutu halinde, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
ii) Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bu ilam veya diğer adli sicil kayıtları esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
2012 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkumiyet ve Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde 1 ve 2 bentde açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/319 Esas, 2015/869 Karar Sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık … …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.