YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37413
KARAR NO : 2021/11057
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 04.06.2021 tarih ve 2021/9831 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.06.2021 tarih ve KYB-2021/75227 sayılı ihbarname ile;
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.11.2020 tarihli ve 2020/198512 soruşturma, 2020/102139 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.01.2021 tarihli ve 2021/347 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, anılan suça ilişkin olarak şüphelinin devir olgusunu inkar etmediği bu nedenle müşteki ile şüpheli arasındaki meselenin hukuki mahiyet arz ettiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin sevkiyat şoförü olarak müştekinin şirketinde çalışmakta iken şirkete ait olan ve dağıtımını yapmakla görevli olduğu ürünleri, müştekinin izni ve bilgisi dışında para karşılığında … Köylüce isimli işyerine sattığının iddia edildiği olayda, şüphelinin anılan işyerine ait hat kullanıcısı … isimli kişinin telefon numarasını bildirdiği, bu kişi ile anılan işyeri çalışanlarının açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek tanık olarak beyanlarının alınması akabinde şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Müştekinin şirketinde ürün sevkiyat şoförü olarak çalışan şüphelinin, … Köylüce isimli işyerine müşteki şirketin bilgisi dışında ürün satarak uhdesine para geçirdiği iddia edilen olayda; hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; … Köylüce isimli işyerinden arayarak müştekiden fatura istediği belirtilen … isimli kişinin ve diğer tespit edilecek işyeri çalışanı olan tanıkların beyanına başvurulması, gerekirse müştekinin ve müşterinin alışverişine konu ürün ve para tahsilatlarına dair bilgi, belge, defter ve faturaların getirtilmesi ve müşteriden tahsil edilerek müşteki şirkete aktarılmayan bir paranın olup olmadığı ya da müşteki şirketin bilgisi dışında müşteriye satılan bir malın çıkışının olup olmadığının evrak üzerinde araştırılması ,akabinde şüphelinin hukuki durumunu tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülerek İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.01.2021 tarihli ve 2021/347 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahaline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 29.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.