Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37415 E. 2021/8187 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37415
KARAR NO : 2021/8187
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.06.2021 tarih ve 2020/17019 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.06.2021 tarih ve KYB-2021/76487 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 8 ay hapis ve 820,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2011 tarihli ve 2011/522 esas, 2011/1057 sayılı kararının, Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 07/09/2015 tarihli ve 2013/13539 esas, 2015/28203 karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşmesini müteakip, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının uyarlama talebi üzerine 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilâmdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından infazın durdurulmasına ve uzlaştırma işlemleri için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2016 tarihli ve 2011/171 esas, 2011/124 sayılı ek kararını takiben, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması sebebiyle ilâmın infazının devamına dair aynı Mahkemenin 25.07.2017 tarihli, 2011/171 Esas ve 2011/124 Karar sayılı ek kararının “Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2016 tarihli ve 2011/171 esas, 2011/124 sayılı ek kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, hükümlünün uzlaştırma hükümleri yönünden durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 03.07.2019 tarihli ve 2011/171 esas, 2011/124 sayılı ek kararı ile işbu ek karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.07.2019 tarihli ve 2019/1125 değişik iş sayılı kararlarının, 25/07/2017 tarihli kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki,
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” şeklindeki,
Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, “Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.” şeklindeki,
Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, “uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır.” şeklindeki,
Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, “Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.” şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;
Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak, 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiği,
Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2011 tarihli kararında sanığın adresinin “Merkez Mah. … Sok. No:35 D:1 Kıraç …/…” olarak belirtildiği halde, uzlaştırmacı tarafından sanığa GSM numaralarından ulaşılamaması üzerine, uzlaştırma teklif formunun adres araştırması sonucunda tespit edilen “… Mah. 2263 sok. No:191-1 …/…” ve mernis adresi olan “… Mah. 1035 Sok. No: 56/1 …/…” adresine gönderildiği, tebligatların iade gelmesi üzerine bu defa mernis adresine 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince tebliğe çıkartılan uzlaştırma teklif formunun binanın boş olduğu tebliğ mazbatasına şerh düşülmek suretiyle mahalle muhtarına teslim edildiği, mernis adresine çıkartılan ilk tebligatın incelenmesinden gösterile adresin boş arsa olduğu, alıcısının ismen tanınmadığının şerh düşülmek suretiyle bila iade döndüğünün anlaşılması karşısında, yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve uzlaştırmacı tarafından usulsüz tebligata dayalı olarak uzlaşma sağlanamadığına ilişkin düzenlenen raporun da usulünce tanzim edildiğinden bahsedilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Uzlaştırma işlemlerinin sağlanamadığı ve infazın devamına dair 25.07.2017 tarihli, 2011/171 Esas ve 2011/124 Karar sayılı kesinleşmiş ek karardan sonra hükümlünün aşamalarda uzlaştırma hükümleri yönünden durumunun değerlendirilmesine dair taleplerde bulunduğu, ek karar ve merci kararıyla bu taleplerin daha önce uzlaştırma işlemi yapıldığından bahisle reddedildiği anlaşılmış ise de; kanun yararına bozmaya konu karardan sonra verilen bu kararların yok hükmünde olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
TCK’nin 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınması sebebiyle mahkemece infaz aşamasında infazın durdurulmasına dair ek karar verilerek dosyanın uzlaşma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırmacı tarafından müştekiye ulaşıldığı ve müştekinin maddi manevi bir talebi olmaksızın uzlaştırmayı kabul ettiği, sanığa ise telefonla ulaşılamayınca MERNİS adresine uzlaştırma bürosu aracılığıyla gönderilen uzlaştırma teklif formunun boş bina olduğundan bahisle iade edilmesi üzerine, yeniden MERNİS şerhi düşülerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve uzlaştırmacı tarafından hükümlünün usulüne uygun tebliğe rağmen dönüş yapmaması nedeniyle uzlaştırma yapılamadığına dair rapor düzenlenerek dosyanın mahkemeye iade edildiği ve mahkemece uzlaşma sağlanamadığı belirtilerek infazın devamına karar verilmiş ise de; kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının uzlaştırma tebliği işlemlerini uzlaştırma yönetmeliği hükümlerini gözeterek yapması gerektiği halde muhatabın dosyada beyan ettiği adresine tebliğ yapmadan doğrudan MERNİS adresine form gönderilmiş olması usule aykırı olduğundan kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2016 tarihli ve 2011/171 Esas ve 2011/124 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, hükümlü, bu suç nedeniyle cezaevine alınmışsa, cezasının infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 11.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.