Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37421 E. 2021/8157 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37421
KARAR NO : 2021/8157
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.06.2021 tarih ve 2021/3689 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.06.2021 tarih ve KYB-2021/79032 sayılı ihbarname ile;
Mühür bozma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.09.2020 tarihli ve 2020/11839 soruşturma, 2020/21293 esas, 2020/1916 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 50/1-a, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. maddeleri gereğince 1.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2020 tarihli ve 2020/1123 esas, 2020/1122 sayılı kararına karşı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile şikayetçi lehine 1.030.00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin mercii Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2020 tarihli ve 2020/791 değişik iş sayılı kararının “1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/2. maddesindeki “Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.”, aynı Kanun’un 250/3. maddesindeki “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.”, anılan Kanun’un 250/9. maddesindeki “Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.”, aynı Kanun’un 250/14. maddesindeki “Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.”, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 14. maddesindeki “Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar.” ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki “Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, hızlı bir şekilde karar verilmesi amaçlanan bu usulde anılan Kanun ve Yönetmelik kapsamında şüphelinin müdafi huzurunda dinlenmesinin zorunlu olmasına karşın müşteki vekilinin seri muhakeme usulünün aşamalarında yer almadığı, kaldı ki Mahkemesince bile talepnamenin reddine yönelik incelemenin sınırı, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun’un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu değerlendirildiğinde, bu nedenle talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı cihetle, müşteki vekilince vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/3. maddesindeki “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.” , Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/13. maddesindeki “Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı istinabe evrakına hazırlamış olduğu seri muhakeme usulü kabul tutanağını da ekler. İstinabe evrakının gönderildiği yer Cumhuriyet başsavcılığı bu Yönetmelikte belirtilen usule uygun olarak derhal davet işlemlerini yapar ve davete icabet eden şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir. Şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi halinde istinabe evrakı ekinde yer alan seri muhakeme usulü kabul tutanağı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve müdafii tarafından imzalanır ve istinabe evrakı soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2020 tarihli ve 2020/11839 soruşturma yazılı talimat yazsısı ile Yusufeli Cumhuriyet Başsavcılığından, şüphelinin seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirilmesi, seri muhakeme usulünün teklif edilmesi, kabul etmesi halinde müdafii ile birlikte tutanağın imzalanması hususlarının istenmesi karşısında, seri muhakeme usulü teklif ve kabul tutanaklarının talimat yeri Cumhuriyet savcısının huzuru ve imzası ile şüpheli ve/veya müdafii ile birlikte imza altına alınması gerekirken, şüpheliye yapılan teklif tutanağında Bursa Cumhuriyet savcısı ile bu yer zabıt katibinin fotokopi imzası yanına şüphelinin ıslak imzasının olduğu, yine şüpheli tarafından verilen kabul tutanağında Bursa Cumhuriyet savcısı ile bu yer zabıt katibinin fotokopi imzası yanına şüphelinin ve müdafiinin ıslak imzasının olduğu gözetildiğinde, söz konusu teklif ve kabul tutanağının Cumhuriyet savcısı imzası olmadan düzenlediği ve bu haliyle geçerli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, itirazın bu yönden kabulü yerine, belirtilen konularda bir inceleme yapılmadan karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görüldüğünden, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16.09.2020 tarihli, 2020/11839 Soruşturma ve 2020/21293 Esas sayılı talepnamenin kabulü ile sanığın TCK‘nin 203/1, 52/2, CMK‘nin 250/4. maddeleri uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2020 tarihli, 2020/1123 Esas ve 2020/1122 Karar sayılı kararına karşı vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulüne dair Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2020 tarih ve 2020/791 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, itirazın vekalet ücretiyle sınırlı olarak yapıldığı anlaşıldığından; ihbarnamedeki (2) numaralı bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 11.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.