Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37812 E. 2021/14084 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37812
KARAR NO : 2021/14084
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 tarih ve 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK’nın 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; kısa kararın tefhim edildiği duruşmada, hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan sanığa cezaevi idaresi aracılığı ile hükmün temyiz edilebileceği hatırlatılmadığından sanığın öğrenme üzerine hükmü yasal süresinde temyiz ettiği kabul edilerek ve 30.12.2020 tarihli talebinin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek; sanığın aldığı aracı işlek bir yerde anahtarı üzerinde ve farları yanar halde hasarsız bir şekilde kendiliğinden bırakmış olduğu anlaşılmakta ise de; suça konu aracın 15.11.2015 tarihli tutanağa göre yol kenarında müşteki tarafından bulunduğu, ayrıca katılan …’in 02.03.2016 tarihli duruşmada alınan beyanında aracın işyerinden ayrılmış olması nedeniyle bir günlük 90.TL kira bedeli, 30.TL’lik de benzin gideri olmak üzere 120.TL zararının olduğu, bu zararının sanık tarafından karşılanmamış olduğunun anlaşılması karşısında somut olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı; sanığın katılan …’a yönelik işlemiş olduğu güveni kötüye kullanma suçu yönünden ise, sanık ile iş arkadaşı olan katılan arasında yasa koyucu tarafından güveni kötüye kullanma suçunun oluşması amacıyla aranan nitelikte, zilyetliğin devrine ilişkin, tarafların özgür iradeleriyle kurulan, hukuksal anlamda geçerli bir zilyetlik devrinin bulunduğu, bu itibarla sanığın eyleminin TCK’nin 155/1. maddesine uyan güveni kötüye kullanma suçuna uyduğu, sanığın katılana yönelik söylediği sözlerin hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmeyerek ve sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ve 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezaları belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2) 5271 sayılı CMK’nin 324. maddesinin 5. bendinde yer alan “Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.” şeklindeki yasal düzenlemeye rağmen, tercüman ücreti olan 100,00 TL’nin yargılama giderlerine dahil edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve güveni kötüye kullanma suçları açısından kurulan hüküm fıkralarındaki adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün”, 25 gün” ve “500.TL” terimlerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”,”4 gün” ve “80.TL” ibarelerinin eklenmesi; yine hükümden tercüme giderine ilişkin yargılama gideri kısmının çıkartılarak yerine ”tercüman ücreti olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı CMK’nin 324/5. maddesi doğrultusunda hazineye yükletilmesi” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.