YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/38570
KARAR NO : 2023/5693
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/90 E., 2020/322 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2014 tarihli ve 2012/769 Esas, 2014/957 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2014 tarihli ve 2012/769 Esas, 2014/957 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/23985 Esas, 2017/25995 Karar sayılı kararı ile “27/03/2012 tarihli iddianamede, sanığın katılana “Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde çalıştığını, devlet işine yerleştirebileceğini” söyleyerek dolandırdığının iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2018 tarihli ve 2018/93 Esas, 2018/3 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin (L) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddelerinden yargılanması için dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Ağır Ceza mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
4. Görevsizlik kararı üzerine, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2019/90 Esas, 2020/322 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci maddesi ve 5271 sayıl Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikayetçi …’ın, arkadaş ortamında sanık … ile tanıştığı, sohbet esnasında kendisini “Devlet Güvenlik Mahkemesinde” çalıştığını söyleyip, kamu kurumunda iş bulma konusunda yardımcı olabileceği yönünde güven telkin ederek, iş bulma vaadiyle şikayetçiden 3.250.TL para aldığı ve daha sonra ortadan kaybolduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan aşamalarda istikrarlı beyanda bulunmuştur.
4. Tanık T. A.’nın, katılanın beyanları destekler nitelikte anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. 29.12.2019 tarihli uzlaştırma raporunda, şikayetçinin uzlaşmak istememesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığının rapor edildiği tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi gereğince aynı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma isteminin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2019/90 Esas, 2020/322 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.