YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39539
KARAR NO : 2023/2435
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2013 tarihli ve 2012/468 Esas, 2013/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2013 tarihli ve 2012/468 Esas, 2013/432 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/26393 Esas, 2017/28194 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (dolandırıcılık) suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanın temyiz talebi, sanığa verilen cezanın az olduğuna ilişkindir.
2. Sanığın temyiz talebi, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılanın kardeşi …’ın cinsel istismar suçundan tutuklanması nedeniyle Iğdır Kapalı Cezaevi’nde bulunduğu, …’ı cezaevinden arayan şahsın kendisini cezaevi savcısı olarak tanıtmak suretiyle katılanın cep telefonuna ulaştığı, sonrasında katılanı telefonla arayarak “ben Tuzla Savcısıyım, kardeşinizle ilgili bir gelişme var 5 dakika sonra sizi arayacağım ” dediği, daha sonra tekrar arayarak” kardeşinizin kefaletle … kalması için 4.000,00 TL yatırmanız lazım” dediği, katılanın o kadar parası bulunmadığı için 2.000,00 TL yatırdığı, sonrasında 2.000,00 TL daha istenmesi üzerine durumdan şüphelenen katılanın polise müracaatta bulunduğu, yapılan araştırma sonucu paranın sanığın 6649302 nolu hesabına yatırıldığı ve sanık tarafından çekildiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Katılan tarafından paranın yatırıldığı 6649302 nolu hesabın sanığa ait olduğu tespit edilmiştir.
3. Dosya arasındaki 10.05.2011 tarihli CD inceleme tutanağına göre banka kamera kayıtlarından hesaptaki parayı sanığın 09.05.2011 tarihinde çektiği tespit edilmiştir.
4. Garanti bankası 13.06.2011 tarihli yazılarından hesaptan parayı çeken kişinin sanık … olduğu bildirilmiştir.
5. Sanığın üzarine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak 30.10.2017 tarihli uzlaştırma raporu ile uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
6. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi 21 inci fıkrası gereği ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/153 Karar sayılı sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/153 Karar sayılı kararında sanık ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.