YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39543
KARAR NO : 2023/693
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/760 E., 2019/263 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2014 tarihli ve 2012/374 Esas, 2014/133 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2014 tarihli ve 2012/374 Esas, 2014/133 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli 2017/22352 Esas, 2017/25262 Karar sayılı ilamıyla “…sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/760 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kendisini başkomiser Murat Albayrak olarak tanıtan bir şahsın aradığı, arayan kişinin kendisine ”adına çok sayıda telefon hattı açılmış,bu telefonlardan yüksek kademedeki bürokrat ve askerlere tehdit ve hakaret içerikli mesajlar atılmış, vermiş olduğumuz hesap numaralarına para gönderirsen adına telefon hattı açan şahısları parayı çekerken yakalayacağız” dediği, katılanın da bu şahsa inanarak sanığın hesabına 10.440,00 TL para havale ettiği, ayrıca kendisine verilen 24 değişik telefon hattına 95,00 TL’lik kontör gönderdiği, katılanın yatırmış olduğu paranın aynı gün sanık tarafından çekildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık, inşaat sektöründe çalıştığını, bir çok iş yaptığı için hesabına sürekli para transferleri olduğunu, katılan tarafından hesabına gönderilen parayı da kendisinin çektiğini, ancak katılanı aramadığını ve dolandırmadığını savunmuştur.
3. Sanığın eyleminin TCK’nın 158/1 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde temas ettiği ancak suç tarihi itibariyle bu maddenin yürürlükte olmadığı ve sanığın fiilinin TCK’nın 157/1 inci maddesinin birinci fıkrasındaki suça uyduğu, bu suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın tevil yollu ikrarı, katılan anlatımı ve dosya kapsamından sanığın kimliği belli olmayan kişi ile birlikte katılanı arayarak kendisini komiser olarak tanıtıp hesabına para gönderilmesini ve verdiği telefon numaralarına kontör gönderilmesini sağladığı, katılan tarafından sanığın hesabına gönderilen paranın aynı gün sanık tarafından çekildiği, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/760 Esas, 2019/263 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.