YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40171
KARAR NO : 2023/4813
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,16/01/2014 tarihli ve 2013/814 Esas, 2014/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 51 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,16.01.2014 tarihli ve 2013/814 Esas, 2014/18 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2017/11293 Esas, 2017/14195 Karar sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/198 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 51 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanzim olunan 26.10.2021 tarihli, 2019/135155 sayılı ve hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri; paranın … … isimli kişini hesabına yatırıldığı sanığın cezalandırılmasına … delil bulunmadığı ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 07.10.2011 tarihinde kendisini Emniyet mensubu olarak tanıtan kişi tarafından aranan katılanın hesaplarının ele geçirildiğini bu olayın aydınlatılması için yardım etmesi gerektiğine inandırılıp aynı gün sanığın İş Bankası’nda bulunan 6700-0967417 numaralı hesabına toplam 3.000,00 TL yatırdığı, ve Yapı Kredi bankası ATM’sinden 28 farklı telefona 2.470,00 TL tutarında kontör gönderdiği, sanığın bu şekilde katılanı dolandırdığı iddia ve kabul olunmuştur.
2. İş bankasının dosya arasındaki cevabı yazısından 6700-0967417 numaralı hesabın sanık adına kayıtlı olduğu, hesabın işlem dökümünden katılan tarafından 07.10.2011 tarihinde iki defada para gönderdiğinin sabit olduğu anlaşılmış, banka yazısı ile gönderilen bu paraların 1.000,00 TL’sinin ATM’den çekildiği kalan tutarın ise farklı banka post cihazlarından kullanıldığı bildirilmiştir.
3. İş bankası ATM görüntülerine ilişkin güvenlik kamera kayıtlarını göndermiş ancak görüntülerin flu olması nedeniyle çeken kişinin anlaşılamadığı bildirilmiştir.
4. Katılan beyanlarında 07.10.2011 tarihinden bir gün sonra 08.10.2011 tarihinde de aynı kişilerce arandığını ve bu defa da … … isimli kişinin olduğu banka dekontlarıyla anlaşılan hesaba üç defada toplam 4.770,00 TL para yatırdığını ve yine 12 farklı hatta toplam 2.160,00 TL para gönderdiğini toplam zararının 12.400,00 TL olduğunu beyan etmiştir.
5. Banka dekontları ve sliplerinin fotokopileri dosya arasındadır.
6. Sanık Haziran 2011’de cüzdanını kaybettiğini, bu cüzdan içinde iş bankası hesap cüzdanı, nüfus cüzdanı, Finansbank kredi kartları ve tüfeğinin ruhsat belgesinin bulunduğunu beyan etmiş, olayla ilgisi olmadığını ifade etmiş ve kayıp başvurusuna dair kolluk beyanının fotokopisini dosyaya sunmuştur.
7. Sanık beyanında atılı suçu işlemediğini, cüzdanını kaybettiğini, bulan kişilerin bunu yapmış olabileceğini söylemiş, paranın çekildiği İş Bankası ATM’sinin iş yerine yaklaşık beş km uzaklıkta olduğunu beyan etmiştir.
8. Uzlaştırma işlemleri başarısız olmuştur.
9. Mahkeme; sanığın hile ile katılanın İş Bankası ATM’sinden kartsız işlem ile yaklaşık 3.000,00 TL para yatırmasını, Yapıkredi Bankası ATM’sinden farklı telefon numaralarına toplamda 2.470,00 TL para yüklemesini, ayrıca telefondaki şahsın yönlendirmesi ile Denizbank ATM’sinden farklı hesap numarasına toplamda 4.770,00 TL daha para yatırmasına sağlayarak dolandırdığını kabul ile mahkûmiyetine hükmetmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 09.06.2012 tarihli iddianame ile “sanık hakkında katılanı arayarak kendisini emniyetten başkomiser … olarak tanıttığı, kendisine ait telefon ile Diyarbakır Dicle ilçesiyle 3-4 gün içerisinde görüşme yapıldığı ve önemli olduğu söylenerek görüşme yapılan şahısları takip ve yakalama amacıyla il merkezindeki banka ATM’lerine talimat ile yönlendirildiği, İş Bankası ATM cihazından kartsız işlem yolu ile şüpheli adına kayıtlı hesap numarasına iki ayrı işlemde 3.000,00 TL paranın kartsız işlem yoluyla gönderilmesinin ve Yapı Kredi Bankasına ait ATM cihazından da 28 ayrı telefona 2.470,00 TL tutarlı kontör transfer etmesinin sağlandığı, katılanın bu suretle dolandırıldığı” iddiası ile dava açıldığı; dosya içerisinde bulunan banka dekont ve slip suretlerinden 07.10.2011 tarihinde paranın yatırıldığı 6700-0967417 numaralı hesabın sanığa ait olduğunun bu paranın 1.000,00 TL’lik kısmının İş Bankası Şanlıurfa ATM’sinden çekildiğinin kalan kısmının da başka bankaların post cihazları yolu ile kullanıldığının banka cevabi yazılarından anlaşıldığı, … … adına yatırılan paranın ise 09.06.2012 tarihli iddianameye konu edilmeyen ve bu sebeple dava açılmamış sayılan 08.10.2011 tarihinde katılanın yeniden aranması sonucunda gerçekleşen olaya ilişkin olduğu, bu durumda davaya konu edilen 07.10.2011 tarihinde yatan paranın sanığın hesabına yatırılmış olup çekildiği, sanığın cüzdanının kaybolduğunu beyan etmesine rağmen kayıp başvurusu içeriği incelendiğinde İş Bankası Hesap cüzdanının kaybolduğunu beyan ettiği ancak ATM’den para çekme ve post cihazlarından harcama yapılması eylemlerinin hesap cüzdanı gerektirmediği gibi kayıp başvurusu sonucunda ek takipsizlik kararı verilmesi de değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine kanaat getirilmekle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Gerekçeli karar başlığında 07.08.2011 şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin dosya kapsamından iddianame anlatımı da dikkate alındığında 07.10.2011 olduğu anlaşılmakla, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/198 Esas, 2019/245 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısıın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.