YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40913
KARAR NO : 2023/1696
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/26 E. , 2020/488 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin , 08.04.2014 tarihli ve 2013/386 Esas , 2014/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 180,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin , 08.04.2014 tarihli ve 2013/386 Esas , 2014/39 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12/12/2017 tarihli ve 2017/26095 Esas, 2017/26707 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2018/26 Esas, 2020/488 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 Kanun’un sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nc , 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 150,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece savunma hakkının kısıtlandığına, delil yokluğuna, delillerin hatalı takdir edildiğine, eksik incelemeye, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 22.10.2011 tarihinde katılanın çalıştığı Bayrampaşa Vergi Dairesine vergi işlemlerini yaptırmak için geldiği, katılanla sohbet sırasında doktor olduğunu söylemesi üzerine katılanın Wilson hastası yeğenlerinin tedavisi için yardım talep ettiği, sanığın Florence Nightingale Hastanesinde çalışan doktor …’a tedavi ettirebileceğini belirterek tedavi masrafı altında katılandan 17.500,00 TL para aldığı, katılanın sanığın talimatları doğrultusunda yeğenlerini şehir dışından getirterek başka hastanelerde tahlilleri yaptırdığı halde sanığın haksız menfaat temin ederek katılanı oyaladığı ve ortadan kaybolduğu iddia edilmiştir.
2. Sanık savunmasında atılı suçlamayı inkar ederek öğretmen olduğunu, katılanın da bu durumu bildiğini, hesaplardaki para trafiğinin zaman zaman borç para alışverişinden kaynaklandığını belirtmiştir.
3. Mahkemece uzlaştırma işleminin yapılamaması üzerine sanık savunması, katılan ve tanık beyanı, vakıfbankın cevabi yazıları, banka dekontları ile kartsız naki para yatırma makbuzlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.Katılanın baştan beri sanık ile çocuk başına belli bir ücret karşılığı anlaştıklarını beyan etmesi karşısında, kararlaştırılan ücretin parça parça gönderilmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden, sanık hakkında verilen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2.Katılan ve tanık beyanlarından sanığın cüzi de olsa kısmi bir ödeme yaptığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin dördüncü fıkrassı uyarınca kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği katılandan sorulmak suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sadece sanık tarafından yapılan temyiz sonucu lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ve uzlaştırma giderinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin nazara alanmaması nedeniyle, temyize konu hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin , 01.12.2020 tarihli ve 2018/26 Esas, 2020/488 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.