YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40958
KARAR NO : 2023/1847
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/289 E., 2020/358 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.05.2019 tarihli ve 2019/2296 Esas, 2019/5064 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/289 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; yüklenen suçla ilgisinin bulunmadığına kararı verilmesini beraat talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, tarihi eser niteliğinde altın satacağına inandırarak katılandan 18.500,00 TL alıp altınları getirmek üzere yanından ayrıldıktan sonra bir daha dönmeyip katılanın telefonlarına da cevap vermemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın hükme esas alınan şikayet dilekçesi ve ilk tespit edilen anlatımında; yanında çalışan …’ın memlekette bulunan yakınlarının hastaları bulunduğunu ve paraya ihtiyaçları olduğunu, altınlarını alıp alamayacağını sorunca kabul ettiğini, altınları görmek amacıyla …’in tanıştırdığı, ismini … Altürk olarak söyleyen sonradan sanık … olduğunu öğrendiği şahıs ve ismini Nedim olarak söyleyen kişiyle buluşup konuştuklarını, 18.500,00 TL’ye anlaşarak ayrıldıklarını, 01.06.2011 tarihinde arkadaşı … ile birlikte sanık … ile buluştuklarını, 18.500,00 TL parayı elden nakit olarak teslim ettiğini, …’un evinin yakında olduğu söyleyerek altınları getirmek için ayrıldığını ancak uzun zaman beklemelerine rağmen dönmediğini, aradığında da telefonunun kapalı olduğunu beyan etmiştir.
3. Sanık sorgusunda; temyiz dışı sanık Mehmet Akdeniz ile kafeteryada otururken bir kaç kişinin geldiğini, altın alım satımı ile ilgili konuştuklarını, kendisinin konuşmaya dahil olmadığını ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
4. Hakkındaki beraat hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık …; memleketten arkadaşı olan ve aynı zamanda inşaatlarda birlikte çalıştığı …in tarihi eser niteliğinde altın alabilecek biri olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de yanında çalıştığı katılan …’e durumu anlatınca ilgileneceğini söylediğini, … ile …i tanıştırdığını, …’un ise….’in tanıdığı olduğunu, sonrasında 20.000,00 TL civarında para alındığını duyduğunu, altının gerçekte var olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.
5. Hakkındaki beraat hükmü kesinleşen sanık … kovuşturma aşamasında; ismini bilmediği bir şahsın kendisine tarihi eser bulduklarını söylediğini, …’e bundan söz ettiğini, Mehmet’in de katılan …’e söylediğini, …, … ve ismini bilmediği biri ile kafeteryada buluştuklarını; soruşturma aşamasında ise, …’un yeğeni olduğunu, uzun yıllardır tanıdığı …’e sikkelerden söz ettiğini, … …, ve … ile birlikte oturup konuyu konuştuklarını, kendisinin sonra İzmir İline gittiğini, bildiği kadarıyla katılan … ve …ın, …’dan altın almak için görüştüklerini beyan etmiştir.
6. … soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla tespit edilen anlatımında; 28.05.2011 tarihinde arkadaşı olan katılan … ve … ile birlikte İstanbul İli Ümraniye İlçesine gittiklerini, …’in kendilerini … ve Nedim olarak tanıtan şahıslarla tanıştırdığını, …’ın hasta olan amcasının altınlarını bozdurmak istediğini söylediğini, iki tane altını kuyumcuya gösterdiklerini ve parayı temin edip kendisini … olarak tanıtan şahısla 01.06.2011 günü tekrar buluştuklarını, parayı amcasına verip altınları getireceğini söyleyerek parayı aldığını, ancak geri dönmediğini, telefonunu aradıklarında da kapalı olduğunu beyan etmiştir.
7. 09.02.2012 tarihli teşhis tutanağında; katılanın, kendisini … Altürk ismi ile tanıtan şahsın sanık … olduğunu tespit ettiği görülmüştür.
8. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. İddia, savunma, tanık anlatımı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamı karşısında, Mahkemenin dolandırıcılık suçunun sübutuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/289 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.