Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/41343 E. 2023/4679 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41343
KARAR NO : 2023/4679
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, şantaj
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kumluca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2014 tarihli ve 2013/52 Esas, 2014/145 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a.Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Kararın sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2017/29265 Esas, 2019/11659 Karar sayılı kararı ile sanıkların kendilerini hakim ve askeri savcı olarak tanıtıp katılanı aldatarak haksız menfaat sağladığı iddia edildiğinden eylemin, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık ve bağlantı nedeniyle şantaj suçlarını oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a.Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b.Şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’un temyiz isteği; ceza miktarına, savunma hakkının kısıtlandığına, beraat etmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2. Sanık …’in temyiz isteği; suçların unsurlarının oluşmadığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna, akıl hastası olduğuna, beraat etmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklarla katılanın İnternet sitesinde tanıştıkları, sanık …’un kendisini ”… … ” ismi ile tanıtıp Antalya Adliyesinde Hakim olduğunu, sanık …’in ise kendisini ”… …” ismi ile tanıtıp Askeri Savcı olduğunu söyledikleri, daha evvelden kredi kartını çaldırdığından bahseden katılana bu konuda yardımcı olacaklarını vadettikleri, katılan ile dışarıda bir yerde buluştuklarında katılandan bunun için 1.400,00 TL para aldıkları, cep telefonunu masa üstünde bırakıp lavaboya giden katılanın telefonundaki ses kayıtlarını kendi telefonlarına aktarıp daha sonra bu kayıtlar nedeniyle katılandan para isteyip telefonla arayarak veya mesaj yoluyla şantaj yaptıkları iddiasıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık ve şantaj suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanıkların, birbirlerini tanıdıklarını, ancak katılanı tanımadıklarını, olayda kullanılan telefon hatlarının kendilerini ait olduğunu beyan ettikleri, karşılıklı birbirlerini suçladıkları görülmüştür.
3. Katılan, 1.400,00 TL parayı verdikten sonra pişman olup geri istediğini, ancak vermeyip başka para istediklerini, vermeyince de telefondan arayarak ve mesaj çekerek şantaj yaptıklarını, zararının giderilmediğini beyan etmiş, sanıkları fotoğraflarından teşhis etmiştir.
4. Katılanın telefonunda mesajlar bölümünde sanıklar tarafından gönderilen mesajların kayıt altına alındığı, iletişim tespit tutanaklarının, sanıkların fotoğraflarının dosyada olduğu görülmüştür.
5. Mahkemece, katılanın sanıklara suç isnadında bulunması için dosyaya yansıyan herhangi bir sebebin bulunmaması ve sanıklara ait telefonlardan katılana çekilen mesaj içerikleri de dikkate alındığında sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Uzlaşmaya tabi olan bir suçun aynı mağdura karşı uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suçla birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüş ise de; uzlaşmaya tabi olmayan şantaj suçunun dolandırıcılık suçundan daha sonra işlenmesi ve birlikte işlenmemesi karşısında sanıklara isnat olunan basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden önce 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararında sanıklarca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/200 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararında kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.