YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41540
KARAR NO : 2022/20
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.10.2021 tarih ve 2020/19620 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.11.2021 tarih ve KYB-2021/124701 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli ve 2015/274 esas, 2017/37 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 13.04.2017 tarihli ve 2017/1855 esas, 2017/1773 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ve 2015/274 esas, 2017/37 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2020 tarihli ve 2020/750 değişik iş sayılı kararının “Dosya kapsamına göre, yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen hususların yeni bir delil niteliğinde olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş ise de, sanık müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine ek olarak sunulan, suça konu belgede olduğu gibi daktilo ile doldurulmuş kısımlar içeren aynı Noterlikte tanzim edildiği iddia edilen belge örneklerinin, sanığın bilgisayar ortamında hazırlanan belgelerdeki bazı boş bırakılan kısımlarının sonradan daktilo ile doldurulmasının çalıştıkları Noterlikte olağan uygulama olduğu yönündeki savunması ve tanıklar …. ile …..’ın beyanlarını doğrular nitelikte olması karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadıklarının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesinin uygun olacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nin Üçüncü Kısım Üçüncü Bölümünde, yargılamanın yenilenmesinin “Olağanüstü Kanun Yolları” arasında sayıldığı, kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanan davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca;
a)Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması,
b)Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiğinin anlaşılması,
c)Hükme katılmış olan hakimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir cezayla mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş olması,
d)Ceza hükmünün, Hukuk Mahkemesi’nin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hükmün kesinleşmiş diğer bir hükümle ortadan kaldırılmış olması,
e)Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte gözönüne alındıklarında, sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasıyla mahkum edilmesini gerektirecek bir nitelikte olması,
f)Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasının gerekeceği nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde; yargılamanın yenilenmesi talebini konu alan dilekçede belirtilen hususların, yargılama sırasında alınan savunmalarda da dile getirilen ve mahkemece kabul edilmeyen hususlara ilişkin olduğu, bu doğrultuda yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan ve istinaf aşamasında da değerlendirilen olaylara ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmanın mümkün olmadığı; yargılamanın yenilenmesi kurumu, kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasa yolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olmasının gerektiği, dosya kapsamına ve ileri sürülen hususlara göre CMK‘nin 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden herhangi birisinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli 2015/274 Esas ve 2017/37 Karar sayılı yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarih ve 2020/750 Değişik İş sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin CMK’nin 309. maddesi uyarınca REDDİNE, 10.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.