YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41550
KARAR NO : 2021/11619
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.07.2021 tarih ve 2021/12449 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.09.2021 tarih ve KYB-2021/94889 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1. maddesi delaletiyle 157/1, 35/2, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 4 ay hapis ve 668,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2012 tarihli ve 2011/263 esas, 2012/756 sayılı kararının 31/10/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun 2017 yılı Mart ayında işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanunu’nun 157/1, 35/2, 31/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 4 ay hapis ve 668,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklar açısından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan ise koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2021 tarihli ve 2020/316 esas, 2021/63 sayılı kararının
“1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan ” Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar….” şeklindeki düzenleme ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinde yer alan “Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.” hükmü karşısında; dosya kapsamına göre, kayden 03.07.1991 doğumlu olan ve suçun işlendiği 30.05.2009 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 31.10.2012 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2019 tarihli ve 2018/301 esas, 2019/563 karar sayılı dosyasında suç tarihinin ise 2017 yılı olduğu dikkate alındığında, ikinci suç ve kesinleşme tarihlerine göre üç yıllık denetim süresinin geçmiş olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının koşulları oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2) Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3) 5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2012 tarihli 2011/263 Esas ve 2012/756 Karar sayılı kararı ile 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk …’in dolandırıcılık suçundan TCK’nin 157/1, 35/2, 31/3, 52/2 maddeleri uyarınca 4 ay hapis ve 668,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK’nin 231/8. maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 31.10.2012 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun 2017 yılının mart ayında kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yeniden ele alınan dosyada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli 2020/316 Esas ve 2021/63 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun TCK’nin 157/1, 35/2, 31/3, 52/2 maddeleri uyarınca 4 ay hapis ve 668,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 53/1-a-b-c-d-e maddesindeki haklardan ise koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiştir.
Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesine göre denetim süresinin 3 yıl olması ve suça sürüklenen çocuğun 3 yıllık denetim süresi geçtikten sonra ikinci suçu işlediğinin anlaşılmasına göre hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiş ve denetim süresi içerisinde başka da suç işlemeyen suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nin 231/10. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan ihbarnamesinde ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/3-19 Esas ve 2020/464 Karar sayılı 17.11.2020 tarihli ilamı gözetilerek UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma ve alınan güncel adli sicil kaydına göre suça sürüklenen çocuğun 31.10.2012 tarihinden itibaren başlayan 3 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediğinin anlaşılması ve davanın düşmesi kararının da cezanın kaldırılması sonucunu doğurması karşısında adil ve makul yargılama ilkesi de gözetilerek İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli 2020/316 Esas ve 2021/63 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği tarihten itibaren suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı başka bir suç işlemediği anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nin 231/10. maddesi delaletiyle CMK’nin 223/8. maddesi gereğince açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, bozma nedenine göre ihbarnamedeki (2) ve (3) numaralı talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.