YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41946
KARAR NO : 2022/20672
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
…
30.11.2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na eklenen geçici 24. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz yolu açık olduğu anlaşılmakla, sanığın dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile ve sanığın duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi gereğince, reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık avukat …’un katılan …’in 29.05.2006-23.01.2014 tarihleri arasında vekâletnameli avukatı olarak görev yaptığı, sanığın alacaklı katılan … vekili sıfatıyla, … hakkında, Sapanca İcra Müdürlüğünün 2009/231 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde, 05.05.2010 tarihinden itibaren alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmayarak takipsizlik nedeniyle dosyanın 14.06.2011 tarihinde işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdiği, yine alacaklı katılan … vekili sıfatıyla, … hakkında, faizi ile birlikte toplam 3.262,46 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla, 20.05.2009 tarihinde, Sapanca İcra Müdürlüğünün 2009/453 sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibine konu alacağı tahsil etmesi ile borçlunun Fatsa’da bulunan taşınmazına 01.02.2010 tarihinde haciz şerhi konulmasını sağladıktan sonra 23.01.2014 tarihinde azledilene kadar bir işlem yapmadığı, son olarak alacaklı katılan tarafından, … hakkında, faizi ile birlikte toplam 21.000,00 Türk lirasının tahsili amacıyla, Sapanca İcra Müdürlüğünün 2009/20 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde, borçlu taraftan haricen tahsil ettiği 15.000,00 Türk lirasını katılana vermediği gibi, 08.10.2010 tarihinden sonra alacağın tahsiline yönelik herhangi bir işlem yapmadığı ve dosyanın 08.10.2010 tarihinde işlemsizlik nedeni ile kaldırılmasına yol açtığı olayda sanığın aynı mağdura karşı aynı suçu işleme iradesi kapsamında eylemleri gerçekleştirmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43. maddesi uygulanarak bir defa TCK’nın 257/1 ve 155/2. maddesi uygulanmak sureti ile hüküm kurulması gerektiren her eylem nedeni ile ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmak sureti ile fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yz.İşl.Md. – …