YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41981
KARAR NO : 2023/2944
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/459 E., 2020/458 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2012 tarihli ve 2011/653 Esas, 2012/556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2.Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2012 tarihli ve 2011/653 Esas, 2012/556 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 09.05.2016 tarihli ve 2015/82746 Esas, 2016/5987 Karar sayılı kararı ile hükmün eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2016/596 Esas, 2019/818 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2019/459 Esas, 2020/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6000,00 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın adına kayıtlı numaraları kullanmadığını, kendisine ait sadece 2 telefon hattı olduğunu, birisini kendisinin diğerini de ağabeyinin kullandığını kolluktaki ifadesinden beri beyan etmesine, suç tarihi ve sonrasında diğer sanıklarla iletişiminin olmamasına ve sanığın atılı suça iştirakine dair delil olmamasına rağmen yalnızca adına kayıtlı hatla diğer sanık arasında iletişimi kaydı olması nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre sanığın şeriki konumunda bulunan ve temyize konu olmayan sanık İmam Penkin hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık yönünden olağan zamanaşımını kestiği belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu dolandırcılık eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.10.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle mahkemece sanık hakkında açılan kamu davası yönünden düşme hükmü kurulması gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin,16.12.2020 tarihli ve 2019/459 Esas, 2020/458 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.