YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4250
KARAR NO : 2021/6341
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
1) Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Dairemize gönderilen 12/11/2013 tarihli ve …sayılı cevabi yazıdan, suça konu mühürleme tutanaklarını düzenleyen … Elektrik Dağıtım AŞ’nin, mühürleme tarihlerinden önce 28.01.2009 tarihinde özelleştirildiği anlaşılmakla; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/03/2016 tarihli 2015/21-1121 Esas ve 2016/111 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, mühür bozma suçunun fiil öğesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olduğu, özelleştirme uygulamaları hakkındaki 4046 sayılı Kanun, 20/02/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 14/03/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile başkaca herhangi bir özel kanunda, özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nin 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre katılan kurumun özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmaması nedeniyle, sanığa yüklenen “mühür bozma” suçunun unsurları oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre;
a) Deneme süresinde işlenen ve hükmün açıklanmasına neden olan … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/89 Esas 2016/19 Karar sayılı ilamının sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olduğu, sanık hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edildikten sonra, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) … Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2011 tarihli ve 2011/37753 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 11.05.2010 ve 01.09.2010 tarihli tutanaklardan dolayı kamu davası açılmasına rağmen zincirleme şekilde mühür bozma suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13.09.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.