YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/42954
KARAR NO : 2023/1792
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/128 E., 2020/340 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Hatay 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/244 Karar sayılı
kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/10281 Esas, 2019/11147 Karar sayılı kararı ile ” sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının ( l ) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası, sanık ve katılan arasında uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, 08.10.2020 tarihli uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığının belirtilmesi üzerine Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/128 Esas, 2020/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ve eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın, suç tarihinde kendisini Cumhuriyet Başsavcısı olarak tanıtan kişi tarafından aranıp, banka hesaplarından örgüte para aktarıldığı söylenerek, 4.500,00 TL ve 980,00 TL olmak üzere toplamda 5.480,00 TL paranın katılan tarafından hesabından göndermesinin sağlandığı, ardından katılan tekrar aranarak 3.000,00 TL daha para yatırmasının istendiği ancak katılanın yüz yüze görüşme talebi üzerine telefonun kapatıldığı, katılanı arayan gsm hatlarının hangi şahıslar adına kayıtlı olduğunun tespiti amacıyla Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile gerekli yazışmaların yapıldığı, kolluk görevlileri tarafından gönderilen telefon görüşme kayıtlarının incelenmesi neticesinde tanzim edilen 03.12.2011 tarihli tutanakta, katılanı arayan 0 536 *** ** 17 ve 0 531 *** ** 94 numaralı gsm hatlarının 356********387 imei numaralı telefonda kullanıldığı, yine aynı imei numaralı telefonda 0 542 *** ** 80 ve 0 542 *** ** 69 numaralı sanık adına kayıtlı gsm hatlarının kullanıldığının tespit edildiği, ayrıca aynı tutanakta katılanı arayan 0 536 *** ** 17 numaralı gsm hattının 20.05.2011 tarihinde saat 13.48’de son görüşmeyi yaptıktan 7 dakika sonra hattın değiştirilerek sanık adına kayıtlı olan 0 542 *** ** 80 ve 0 542 *** ** 69 numaralı GSM hatlarının takılarak kullanıldığının tespit edildiği, katılanı arayan gsm hatlarının suç tarihinde Şanlıurfa ili Akçakale ilçesi sınırları içerisinde sinyal verdiği, sanığın da Şanlıurfa ili Akçakale ilçesinde ikamet ettiğinin tespit edildiği bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla işbu kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan aşamalarda, “05.05.2011 tarihinde daha önce tanımadığım hattan aradılar. Bana başsavcı olduğunu söylediler. Hesabımdan örgüte para aktarıldığı söylenerek banka hesaplarına para aktarmamı söylediler. Toplam 5.480,00 TL para aktardım. Beni bu şekilde kandıran, paramı alan şahıslardan şikayetçiyim, zararım giderilmedi ” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Sanık aşamalardaki savunmasında,” İddianamede bahsi geçen hatlardan sadece 0542 *** ** 80 numaralı gsm hattı bana aittir. Ben bu hattı 2010-2011 yıllarından itibaren ve halen kullanmaktayım. Dolandırıcılık eyleminde kullanılan hatların takıldığı telefonda bana ait hatların da kullanıldığı hususunda bir bilgim yoktur. Ben kimseyi arayıp dolandırmadım ” diyerek suçunu inkar etmiştir.
4.Mahkemece katılanın beyanlarına, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kayıtlarına, CD çözüm tutanağına, dekontlara ve tüm dosya kapsamına göre; suçun sanık tarafından işlendiği kabul edilerek subüt bulan suçtan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/128 Esas, 2020/340 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.