Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/43328 E. 2023/4997 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/43328
KARAR NO : 2023/4997
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2016/348 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/605 Esas, 2019/4562 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin lehe istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kanun ve hukuka aykırı beraat kararının bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Şirket yetkilisi olan sanık …’in, şirketin 2013 takvim yılına ait defter ve belgelerinin ibrazına dair 21.12.2015 tarihli istem yazısının 12.01.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde ibraz etmeyerek üzerine atılı defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, tebligat geldiğinde yurt dışında olduğunu, döndüğünde defter ve belgeleri ibraz etmek istediğini, ancak dosyanın savcılığa gönderildiği söylenerek kabul edilmediğini, suç kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
3.Defter ve belgelerin ibrazına dair istem yazısı ve tebliğ alındısının dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmış, istem yazısının 12.01.2016 tarihinde şirket adresinde çalışana tebliğ edildiği görülmüştür.
4. Tebligat tarihi itibariyle sanığın iş yerinin faal olduğu anlaşılmıştır.
5. Yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesi sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğunu kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin lehe istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihi ve hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 139 uncu maddesine göre; “Vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, iş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağından gizleme suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/605 Esas, 2019/4562 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.