Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/436 E. 2023/5033 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/436
KARAR NO : 2023/5033
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/363 E., 2015/578 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2012 tarihli ve 2011/619 Esas, 2012/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 25.04.2012 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır.

2. Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/363 Esas, 2015/578 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
Sanık hakkında belirlenen ceza yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilen Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2012 tarihli ve 2011/619 Esas, 2012/241 Karar sayılı kararının, sanığın yokluğunda verildiği, bu kararın sanığa tebliğ edildiği ancak söz konusu tebligat işleminin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmıştır.

Şöyle ki sanığın yokluğunda verilen hükmün dava dosyasında bilinen son adresi ve aynı zamanda Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresi olan “Cumhuriyet Mah. . … Cad. No: 37/2 İç Kapı No: 2 Bozarmut Beldesi Yatağan Muğla” adresine MERNİS şerhi düşülmeksizin 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca tebliğe çıkarılması, bu şekilde tebliğin mümkün olmaması durumunda aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu kez tebligat mazbatası üzerine MERNİS şerhi düşülerek tebliğe çıkarılması gerekirken, gerekçeli kararın tebliğine ilişkin mazbata üzerine doğrudan MERNİS şerhi düşülmek suretiyle 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu itibarla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2012 tarihli ve 2011/619 Esas, 2012/241 Karar sayılı kararının kesinleşmediği, buna ilişkin tanzim olunan kesinleşme şerhinin ve hükmün açıklanası ile kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın henüz kesinleşmediği, bu itibarla sanığın üzerine atılı suç yönünden zamanaşımını durdurmadığı belirlenmekle, zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, yargılama konusu suç için öngörülen cezanın üst sınırının 5 yıl hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca eylem için 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında yargılama konusu suç için dava zamanaşımını son kesen işlemin, sanığın sorgusu olan 19.03.2012 tarihi olduğu, bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar sanığın eylemi için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 19.03.2020 tarihinde dolduğu belirlendiğinden, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/363 Esas, 2015/578 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.