YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/476
KARAR NO : 2021/2616
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın, sahte plaka ile araç trafik ve tescil belgesi düzenlemek ve kullanmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sahte belge çeşitliliğinin TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 15.03.2021 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluştuğuna dair ön sorun yönünden üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliği ile karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 15/03/2021 tarih, 2021/476 Esas, 2021/2616 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/07/2019 tarih 2019/481 Esas, 2019/1016 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 17/12/2014 tarih 2007/74 Es., 2014/1267 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/03/2019 tarih 2018/387 Esas, 2019/391 Karar sayı ile TCK’nin 86/2, 62/1, 52/2. maddeleri ile 2.000 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 15.03.2021