YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4911
KARAR NO : 2023/2552
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/4 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun sabit olduğuna, sahte fatura düzenleme suçundan alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre, sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin suç tarihlerinin en aleyhe kabulle 31.12.2007, 31.12.2008, 31.12.2009; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçuna ilişkin suç tarihinin 01.06.2013 olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) bendinin ikinci fıkrası ve (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 25.11.2014 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 2007,2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçları yönünden de 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/4 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.