Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/5005 E. 2021/12180 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5005
KARAR NO : 2021/12180
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı ve temyiz incelemesinde, Dairemizin 2021/8045 Esasına kayıtlı dava ile mevcut dava arasında bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, dosyaların birlikte yapılan incelemesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesindeki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda aynı maddeye eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmüne aykırı olarak, yokluğunda verilen hükmün sanığın dosyada bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın denetim süresinde işlediği ihbara konu İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli, 2013/56 Esas ve 2015/170 Karar sayılı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyete ilişkin ilamın 10.07.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştirildiği ancak 20.07.2016 tarihli ek karar ile gerekçeli kararın sanığa usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle infazın durdurulmasına karar verilerek dosyanın Dairemize gönderildiği, yapılan inceleme sonucu Dairemizin 2021/8045 Esas sayılı kararıyla ihbara konu ilamın sanık yönünden suç tarihinin 12.10.2010 olduğu belirlenerek onandığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.04.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 12.10.2010 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 02.04.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.