Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/505 E. 2023/9208 K. 30.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 08:25


YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/505
KARAR NO : 2023/9208
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/243 E., 2015/776 K.
SUÇLAR : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/243 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, kararın yüzüne karşı verilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile telefon hattı başvurusu yaptığı, iki gün sonra sanığın tekrar müracaat etmesi ve kendisinden şüphelenilmesi üzerine durumun polise bildirildiği ve sanığın gelen polislerce yakalandığı, sanığın bu sefer de kendisini kardeşi ... olarak tanıttığı, bu şekilde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçlardan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Olay ve yakalama tutanakları, kriminal raporu, Hâkim gözlemi ve sanığın ikrarı uyarınca atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın karar tarihinde ceza infaz kurumunda olmadığı anlaşıldığından kararın yüzüne karşı verilmediğine ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz istemi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esas teşkil ettiğinin belirtilmemiş olması hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, gerekir.
Somut olayda; sanığın resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle yakalandığında, kendisini ... olarak tanıttığı ancak yapılan araştırmada gerçek adının ... olduğunun belirlenmesi üzerine tüm belge ve tutanakların sanığın kendi kimlik bilgilerine göre düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; atılı suçun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre ise, sanığa isnat edilen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/243 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "Sanığın, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2008 tarihli ve 2008/375 Esas, 2008/395 Karar sayılı kararında 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükümlüğün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/243 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.11.2023 tarihinde karar verildi.