Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/674 E. 2023/5299 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/674
KARAR NO : 2023/5299
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/451 E., 2016/7 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2012 tarihli ve 2011/473 Esas, 2012/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve söz konusu karar 25.04.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/722 Esas, 2015/460 Karar sayılı yazısı ile, sanığın denetim süresi içinde 01.08.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği ihbar edilmiştir.
3. İhbar üzerine, Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/451 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2012 tarihli ve 2011/473 Esas, 2012/22 Karar sayılı kararı ile verilen özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eylemin 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna,
Sanığın temyiz isteği; iş adamı olduğuna ve iş yeri bulunduğuna, … kursunun işletmecisi olduğuna, her dönem kursa 100-150 kişinin müracat ettiğine, hak ettikleri takdirde giriş kartı verildiğine, bu giriş kartını aldıktan sonra dışarıda ne yaptıklarını bilemeyeceğine, üzerine atılı suçla ilgisi olmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın re’sen nazara alınacak nedenlerle bozulmasına,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … … Kursunun sahibi olan sanığın, kursiyer olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık … …’ın yerine, yine hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklardan Okay … aracılığıyla sanık … …’ın motorlu taşıtlar … belgesi sınavına girmesini sağladığı, bu şekilde diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Yapılan yargılama neticesinde sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.04.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 01.08.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmolunan basit yaralama suçu olduğu; 6763 sayılı Kanun’un 35 … maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi “uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir” şeklinde değiştirilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen basit yaralama suçunun değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında olduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2018 tarihli ve 2018/4-394 Esas, 2018/478 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının “uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez” hükmü karşısında yeniden uzlaşma yoluna gidilemeyeceği kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
1. … … Kursunun sahibi olan sanığın, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek motorlu taşıt … adayları sınavına temyiz dışı sanıklar … …’ın yerine … … aracılığıyla … …’ın girmesini sağladığının iddia edilmesi karşısında; suç tarihinden önce 14.02.2007 tarih ve 26434 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve iddianamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9 uncu maddesinin son fıkrasındaki “Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve … öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun’un uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.” hükmü ile aynı Kanunun 9 uncu maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendi gereğince 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca sanık hakkında soruşturma yapılmasının izne tabi bulunduğu, dosya içinde yetkili makamca verilmiş bir soruşturma izninin bulunmadığı cihetle, sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturup oluşturmayacağı konusunda delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle sanık hakkında verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 … ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçe ihtiva etmemesi ise, 1412 sayılı Kanunun 308 … maddesinin yedinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, 5271 sayılı Kanun’da öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, incelenen dosyada bu ilkelere uyulmadan hüküm kurulmuş olması, 1412 sayılı Kanun’un 308 … maddesinin yedinci fıkrası kapsamında hukuka kesin aykırılık hali olarak saptanmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2016 tarihli ve 2015/451 Esas, 2016/7 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.