YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6944
KARAR NO : 2022/18509
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
…
…
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleştiği 21.03.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 16.08.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1-Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli 2014/831 Esas ve 2015/92 Karar sayılı ilamının 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesine aykırılık suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan anılan suçun, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, söz konusu ilama ilişkin ön ödeme prosedürünün gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği mahkemesinden sorularak, olumlu sonuçlanmış olması halinde sanığın denetim süresi içinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığa isnat edilen “mühür bozma“ suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
3-Sanık hakkında aynı iş yerine ilişkin olarak 06.11.2009 tarihli mühür bozma eylemi yönünden Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 16.12.2009 tarihli 2009/31311 Soruşturma ve 2009/12600 Esas sayılı iddianamesi kapsamında açılan kamu davasının, Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 2015/712 Esas ve 2016/134 Karar sayılı kararı ile iş bu dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesine karşın, birleşen dosya yönünden herhangi bir karar verilmemesi ve sanık hakkında bu dosyaya konu eylemleri de dikkate alınarak TCK‘nin 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
4-Kabule göre de; CMK’nin 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir” şeklindeki düzenlemeye göre, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında önceki hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.