YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7014
KARAR NO : 2022/19937
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Onama, bozma
Sanığın mahkumiyet, katılan vekilinin beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizinin incelenmesinde;
1) Sanık hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ ile “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçlarından açılan kamu davalarında; sanığın savunmasında, iş gereği sürekli şehir dışına çıktığı için, boş faturaları imzalayıp iş yerine bıraktığını, 2011 yılı ocak ayında cezaevine girdikten sonra iş yerinin sekreteri olan …’in imzalayıp bıraktığı faturaları sattığını ayrıca cezaevinde olduğu için de defter ve belgeleri ibraz edemediğini savunması, …’in tanık sıfatıyla tespit edilen anlatımında savunmayı doğrulamaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a) “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçu yönünden;
aa) Suça konu ilgili takvim yıllarına ait faturaların, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükellefler ve suça konu şirketin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden sorulmak suretiyle, getirtilip sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde ismini bildirdiği …’in yeniden tanık olarak çağrılarak çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek, sanığın yazıların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde yazıların, imzaların da kendisine ait olmadığını söylemesi halinde yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
bb) …’in de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ile bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
cc) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması,
b)“Defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçu yönünden; yapılan UYAP sorgulamasında, sanığın 03.01.2011 ve 29.01.2021 tarihleri arasında Denizli D tipi Kapalı Ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, defter ve belgelerin istendiği yazının tebliğ edildiği 01.12.2014 tarihinde de ceza infaz kurumunda bulunduğu, bu durumun 213 sayılı VUK’nin 13. maddesinde belirtilen mücbir sebep niteliği taşıdığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması,
2) Sahte fatura düzenleme suçunun sübutu ile defter kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden; Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Kabule göre de;
a)“Defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken temel cezanın tayini sırasında, uygulama maddesinin“213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “359/a-2” maddesi yerine “359/b-1”, “Sahte fatura düzenleme” suçundan beraat hükmü kurulurken de “213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “359/b-1” maddesi yerine “ 359/a-2” olarak yanlış gösterilmesi,
b)Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden temel cezanın suç tarihi itibarıyla 5904 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 213 sayılı VUK’nin 359/a-2. maddesi uyarınca “18 ay ” hapis cezası olduğu gözetilmeden ve asgari hadden uzaklaşıldığı da belirtilmeden, temel cezanın “3 yıl ” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık … katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.