Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/7031 E. 2022/19824 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7031
KARAR NO : 2022/19824
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : …,…
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … müdafisi, sanıklar … ve …

Sanıklar …, …, … ve … hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2013 tarih ve 2013/33735 Esas sayılı iddianamesi ile 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan da dava açıldığı halde hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, Mahkemesince atılı suçtan hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıklar …, … ve … hakkında 2010 takvim yılından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar … ve … ile … müdafisinin, sanık … hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin, sanıklar …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
A) Sanık … yönünden yapılan incelemede;
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 08.07.2019 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
B) Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … yönünden yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından açılan kamu davalarında; sanıkların savunmalarında, sahte fatura düzenlemediklerini beyan etmeleri, ancak aralarında … İnş. Elek. …. Ltd. Şti.nin de bulunduğu bir grup mükellefle ilgili olarak Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/6588 sayılı soruşturma dosyası kapsamında Manisa Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan iletişimin dinlenmesi ve teknik takipler sonucunda sanık …’in yetkilisi sanık …’ın ortağı olduğu … İnş. Elek…. Ltd. Şti.nin adı geçen diğer sanıklar tarafından kurulduğu, örgüt faaliyeti çerçevesinde sahte faturalar düzenlendiğinin belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Dosyada bulunan faturalardan kanaat oluşturacak sayıda sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanıkların temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2) Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
d) …, …, …, …, …, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2012/41 Esas ve 2015/789 Karar sayılı dosya akıbetinin araştırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması,
3) İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03/10/2013 tarihli iddianamesi ile mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanıklar hakkında, “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kamu davaları açıldığı, temyize konu kararın gerekçesinde de sanıkların sahte fatura düzenlediği ve bu şekilde vergi usul kanununa muhalefet suçunu işledikleri kabul edilmesine karşın, hüküm bölümünde “sahte fatura kullanmak suretiyle…” denilmesi,
4) Tüm mahkumiyet hükümleri için kabule göre; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sanık … için kabule göre de;
a) TCK’nin 37-39. maddeleri uyarınca, doğrudan doğruya fiili birlikte işleyerek suça iştirak edilebileceği gibi azmettirerek veya yardım etmek suretiyle de iştirak edilebileceği gözetildiğinde, iştirakin niteliği belirlenmeden ve 213 sayılı VUK’nin 360. maddesine göre sanığın suçtan menfaat elde edip etmediği araştırılmadan hükümler kurulması,
b) Sanığın, … İnş. Elek…. Ltd. Şti. adına komisyon karşılığı sahte fatura düzenlenmesi eylemine herhangi bir maddi menfaati olmadan iştirak ettiği kabul edildiği halde, sanık hakkında TCK’nın 39. maddesi de uygulanmayarak fazla ceza tayin edilmesi,
c) Sahte fatura düzenleme eylemine iştirak hükümleri uygulanırken uygulama maddesinin “VUK’nın 360” yerine “260/son” şeklinde yanlış yazılması,
6) Beraat hükümleri yönünden suçun sübutu halinde ve mahkumiyet hükümleri yönünden; hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık … müdafisi, sanıklar … ve …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz.İşl.Md. Y.