Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/7896 E. 2023/2350 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7896
KARAR NO : 2023/2350
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2010 tarihli ve 2010/570 Esas, 2010/881 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/70 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 14.03.2013 tarihinde işlediği hakaret ve tehdit suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 23.01.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2010/570 Esas, 2010/881 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun”un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık üzerine atılı suçu işlemediğini ve hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında “29.04.2009” olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, “03.07.2010” tarihi olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanık hakkında Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2010 tarihli ve 2010/570 Esas, 2010/881 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli karara ilişkin tebligatın sanığın bilinen adresinden farklı olan MERNİS adresine tebliğe çıkartıldığı iade üzerine bu sefer MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanamayacağı, bununla beraber ihbar üzerine yeni esasa kaydedilen dava dosyasında zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olacağı ve hükmün usulsüz kesinleştirilmesinden dolayı zamanaşımının durmadığı belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 03.07.2010 olan suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 karar tarihli ve 2010/570 Esas, 2010/881 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.