YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8518
KARAR NO : 2023/5372
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/111 E., 2015/245 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hukukî bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/111 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 211 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye,
b. Hukukî bir ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; her iki suçtan beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, haklarında beraat kararları verilen temyiz dışı … …, … ve … … ile hakkında aynı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık … …’in yönetim ve denetim kurulu üyeleri, katılanın ise yönetim kurulu başkanı olduğu kooperatifin muhasebecisi olduğu, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin, yönetim kurulu başkanı olan katılanın kooperatif hesaplarında usûlsüzlük yaptığı iddiası ile kooperatifin mali işlemlerini yürüten sanıktan kooperatifin hesaplarını incelemesini istedikleri, sanığın yaptığı inceleme sonucunda katılanın kooperatife ait 59.557,86 TL yi zimmetine geçirdiğini belirleyerek bu durumu diğer sanıklar ve katılana bildirdiği, katılanın da bulunduğu bir ortamda bu hususun taraflar arasında görüşüldüğü, katılanın zimmetinde görünen parayı ödemeyi kabul ettiği ve sanığın iş yerinde, temyiz dışı sanıkların da hazır bulundukları sırada sanık …’ın, 59.557,86 TL bedelli senet düzenlediği, katılanın bu senet üzerinde sadece iki imzasının bulunduğu, diğer yazı ve rakamların sanık … tarafından senede yazıldığı, katılanın imzaladığı bu senedi sanıklara verdiği, senedi temyiz dışı sanık …’ün muhafaza etmek üzere aldığı, katılanın, belirttiği süre içinde kooperatife olan borcunu ödememesi üzerine katılan hakkında icra takibi yapmaya karar verdikleri, ancak katılanın bu icra takibine itiraz ettiği ve Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/5 Esas sayılı dava dosyası üzerinden görülen davada, suça konu senet üzerinde katılanın imza incelemesi yoluna gidildiği ve senetteki imzaların katılana ait olmadığının belirlendiği, bu itibarla sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulduğu belirlenmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Temyiz dışı sanıklar ile tanıklar … ve …’in beyanları, sanık savunması ile aynı yöndedir. Katılanın, söz konusu senede normalde kullandığı imzadan farklı bir imza attığını, bunu ifade etmeleri üzerine sanık …’in, bu durumun adli tıp tarafından tespit edilebileceğini söylediğini belirtmişlerdir.
4. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
5. Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/5 Esas sayılı dava dosyasının onaylı bir sureti dosya arasına alınmakla, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim olunan 21.03.2013 tarihli; “İnceleme konusu senette … adına atılı borçlu imzaları … … eli ürünü olmadığı” görüşü açıklanmıştır.
6. Soruşturma aşamasında Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen, 03.04.2014 tarihli rapor ile suça konu senetteki borçlu imzalarının katılanın eli ürünü olmadığı yönünde görüş beyan edildiği belirlenmiştir.
7. Mahkemece, suça konu senet üzerinde gözlem ve inceleme yapıldığı, özellik ve unsurlarının tutanağa yansıtıldığı ve aldatıcılık niteliğine sahip olduğu kanaatinin açıklandığı saptanmıştır.
8. Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hukukî Bir İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacıyla Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. Sanığın Akyar Kalkınma Kooperatifinin sözleşme karşılığı muhasebe işlerini yapan … muhasebeci olduğu, sanık ile katılan arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığı, sanığın borç ilişkisinin tarafı olmadığı, katılan ile adı geçen kooperatif arasında alacak borç ilişkisi olduğu hâlde unsurları itibarıyla oluşmayan hukukî bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Soruşturma aşamasında Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen, 03.04.2014 tarihli rapor ile suça konu senetteki borçlu imzalarının katılanın eli ürünü olmadığı yönünde açıklanan görüş ile Korkuteli İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/5 Esas sayılı, itirazın iptaline ilişkin dava dosyası üzerinden temin olunan ve Mahkemece hükme esas alındığı anlaşılan Adli Tıp Kurumuna ait 21.03.2013 tarihli, suça konu senetteki borçlu imzalarının katılanın eli ürünü olmadığı şeklinde görüşler açıklandığı, bahse konu raporlarda, sanık … aleyhine herhangi bir değerlendirmenin bulunmadığı, ayrıca söz konusu senedin kooperatif yetkilisi olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık tarafından icra takibine konulduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/111 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.