YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8528
KARAR NO : 2023/5605
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/247 E., 2016/90 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : 16.08.2011, 07.09.2011
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların sürelerine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2013/247 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Şikâyetçi …’a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Şikâyetçi …’a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; süre tutum dilekçesi ile hükümlerin temyizi ve incelemenin mürafaalı yapılması talebi üzerine gerekçeli temyiz dilekçesi ile sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamaları reddettiğine, eksik inceleme ile hükümler verildiğine, sanığın şikâyetçilerin arandığı telefon numaraları ile ilgisi olmadığına, şikâyetçi …’a yönelik eylemde bankalardan parayı çeken kişinin, sanığın fotoğrafı bulunan kimliği kullandığına ancak görüntülerdeki kişinin sanık olmadığına, diğer şikâyetçi …’a yönelik eylemde ise sanığın o dönem yaşadığı maddi sıkıntılardan dolayı sadece kendisine yapılan bankadan para çekme teklifini kabul ettiğine, bunu da samimi olarak ikrar ettiğine, üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğuna dair kesin delil bulunmadığına, suçta kullanılan sahte kimliğin de aldatıcılık niteliği bulunmadığına, kaldı ki sözkonusu belgenin kullanımının sonuca etkili olmadığına, eylemin belge kullanılmadan tamamlandığına, müvekkilinin benzer başka olaylarda da başka şahıslar tarafından kullanıldığına, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında somut gerekçe gösterilmeden 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sahtecilik suçu yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin dosya içeriğine, usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak şikâyetçi …’dan menfaat temin ettiği, şikâyetçi …’a yönelik eylemini tamamlayamadan suça konu Yavuz Tuncay adına düzenlenmiş ve üzerinde fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile yakalandığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki savunmaları şikâyetçi …’a yönelik eylem yönünden inkara, şikâyetçi …’a yönelik eylem yönünden ikrara yöneliktir.
3. Sanığın şikâyetçi …’a yönelik eylemini tamamlayamadan yakalandığı, bu sırada kolluk güçleri tarafından ele geçirilen ve üzerinde fotoğrafı bulunan, Yavuz Tuncay adına düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiğine ve aldatıcılık niteliği taşıdığına ilişkin kriminal rapor bulunduğu ve söz konusu belgenin Mahkemece incelenerek … üzerinde huzurda bulunan sanık …’in fotoğrafı olduğu, … düzenlenen nüfus cüzdanının yapımı ve özelliği itibarıyla normal nüfus cüzdanları yapımı ve görünümünde olduğu görüldü tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
4. Yapılan yargılama neticesinde resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanığın sübut bulan sahtecilik suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun işleniş şekli ve önemi göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek bu suçtan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sebep ve delil bulunmadığından başkaca artırım ve eksiltme yapılmasına yer olmadığına ve bu konudaki taleplerin reddine ilişkin inceleme konusu mahkûmiyet hükmü verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin dosya içeriğine, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyizi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık olarak yazılan suç adının kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Hükümlerden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına birlikte ibaresinden sonra gelmek üzere aynı mağdura karşı ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği, somut olayda sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, bu nedenle sanığın şikâyetçilere yönelik yargılama konusu eylemlerinin suç tarihlerinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesine eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle sanık lehine olan ve hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uzlaşma işlemleri için gereğinin yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2013/247 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2013/247 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.