YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8890
KARAR NO : 2023/3254
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme
HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2014/444 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında sahte fatura düzenleme ve sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçlarından ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçunun unsurları itibarıyla oluştuğuna, suçun işlenmediğine dair yeteri kadar delil bulunduğuna, usul ve yasaya aykırı beraat hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ile anılan maddenin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 30.12.2014 tarihli sorguları olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2016 tarihli ve 2014/444 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.