Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/9187 E. 2021/9915 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9187
KARAR NO : 2021/9915
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, Resmi belgede sahtecilik

A) Sanık müdafisinin “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizinin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nin 268/1. maddesinin; “İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.” şeklinde olduğu ve iftira suçunu düzenleyen TCK’nin 267. maddesinin 8. fıkrasında yer alan; “İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.” şeklindeki düzenleme karşısında; bu suç yönünden dava zamanaşımının, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarih olan Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2014 tarihli 2014/211 Esas ve 2014/412 Karar sayılı beraat kararının kesinleştiği 10.09.2014 tarihinde başlayacağı anlaşılmakla; tebliğnamedeki “düşme” talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) Sanık müdafisinin “resmi belgede sahtecilik“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizinin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik“ suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 08.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.