Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/9386 E. 2023/333 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9386
KARAR NO : 2023/333
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/298 E., 2016/374 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2013/298 Esas, 2016/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile resmi olarak evli bulunan sanığın, eşinden boşanmak için kimliği belirlenemeyen başka birisine sahte imza attırarak 18.01.2011 tarihli boşanma protokolü, 19.01.2011 tarihli boşanma dava dilekçesi hazırlayıp boşanma davası açtığı, yine davanın 25.02.2011 tarihli celsesine başka biri ile katılarak katılanın beyanı altına imza atmasını sağladığı, son olarak da gerekçeli kararının tebliğine ilişkin tebligat parçasındaki imza kısmına başkasının imza atmasını sağladığından bahisle hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, davayı eşi olan katılan ile birlikte açtıklarını, duruşmaya beraber katıldıklarını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan Sosyal Yardımlaşma Vakfına çocuk yardımı almak için gittiğinde oradaki görevlilerin söylemesi üzerine boşandığını öğrendiğini, davadan haberdar olmadığını, dava açmadığını ve duruşmaya katılmadığını beyan etmiştir.
4. 09.01.2013, 18.03.2011 ve 10.06.2014 tarihli bilirkişi raporlarına göre katılan adına atılan imzaların ona ait olmadığı, imzaların sanığa da ait olmadığı, protokol ve dava dilekçesindeki imzalar ile duruşma tutanağı ve tebligat parçasındaki imzaların farklı kişilere ait olduğu bildirilmiştir.
5. Katılan beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve katılan beyanına göre Mahkemenin sübuta yönelik kabulünde, yine farklı tarihlerde birden fazla belgede sahtecilik yapılması ve duruşma tutanağının 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen belgelerden olmasına göre sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Suça konu belgeler hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2013/298 Esas, 2016/374 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.