Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/9511 E. 2022/19200 K. 16.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9511
KARAR NO : 2022/19200
KARAR TARİHİ : 16.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sahte fatura düzenleme

A)Sanık … … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme, sanıklar hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme”; sanık …’a yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı 04.03.2014 ve 09.09.2014 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B)Sanık … … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
1)Sanık hakkında “2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, iş ararken internette gördüğü ilana başvurduğunu ve diğer sanık …’un yanında çaycı olarak işe başladığını, sigorta yapacaklarını söyleyerek notere götürüp çeşitli belgelere imza attırdıklarını, belgeleri okumadan imzaladığını beyan ettiği ancak işe başlama yoklamasında iş yeri yetkilisi olarak imzasının bulunduğu, temyize konu olmayan sanık …’un savunmasında sanığı Yetpa isimli şirketten tanıdığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a))Suça konu fatua asılları veya onaylı suretleri sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; sanığın temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
b)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması yasaya aykırı,
2)Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 16.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.