YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9776
KARAR NO : 2023/2111
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/588 E., 2016/565 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2013 tarihli ve 2013/117 Esas, 2013/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 20.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2014/440 Esas, 2015/131 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 07.09.2014 tarihinde işlediği, uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 05.05.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine incelememize konu özel belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün açıklanmasına yönelik ihbarda bulunulmuştur.
3. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/588 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynen açıklanmasına ve sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığa ait Asya İletişim adlı iş yerinde suçtan zarar gören …’ya ait nüfus cüzdanı fotokopisiyle 0507 (…) (..) (..) ve 0507 (…) (..) (..) numaralı hatlara ilişkin abonelik sözleşmeleri düzenlenerek bu telefon hatlarının kullanıldığı anlaşılmıştır.
2. Kriminal raporlarda, abonelik sözleşmeleri üzerindeki …’ya ait imzaların eli ürünü olmadığı, sanığın elinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulguların tespit edilemediği belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Suçtan zarar gören …, adına düzenlenen abonelik sözleşmelerinden haberinin olmadığını ve rızasının da bulunmadığını belirtmiştir.
5. Mahkemece, sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesnin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.05.2013 tarihinden ikinci suçun işlendiği 07.09.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Suç tarihinden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki “Kişinin bilgi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “özel belgede sahtecilik” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun‘a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi“ başlıklı geçici 7 nci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/588 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.