Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/9945 E. 2023/1325 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9945
KARAR NO : 2023/1325
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/789 E., 2015/158 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/789 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 179 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, re’sen nazara alınacak nedenlerle, usul ve yasaya aykırı hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında; yapılan trafik uygulamasında sevk ve idaresindeki araç durdurulduğunda 67 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilerek sürücü belgesi istenildiğinde sürücü belgesi bilgileri şikâyetçiye, üzerindeki fotoğraf kendisine ait sahte sürücü belgesini ibraz ederek şikâyetçi hakkında idari yaptırım olan trafik idari para cezası karar tutanağının düzenlenmesine sebebiyet verdiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; seyir halindeyken trafik polisleri uygulama yapmak amacıyla kendisini durduklarında alkollü olduğunu, sahte sürücü belgesini görevlilere verdiğini, pişman olduğunu beyan ederek yüklenen suçları ikrar etmiştir.
3. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu ile, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte oluşturulduğu, sahteliğinin ilk bakışta ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceğinden aldatma niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece 27.01.2015 tarihli celsede suça konu belge incelenerek, kağıt kalitesi, belgede basılı bulunan matbu ibareler, şekil, desen ve mühür görüntüleri yönünden tüm niteliklerin bulunduğu, belgenin düzenli bir yapıya sahip olduğu, fotoğraf üzerine gelecek şekilde oluşturulmuş, soğuk mühür izi ile sağ alt köşesinde levha numarasının yer aldığının ve aldatma niteliğinin bulunduğunun belirlendiği görülmüştür.
5. Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlerden sonra seri muhakeme usulü yönünden; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin olarak ayrıca basit yargılama usulü yönünden yasa değişikliği yapıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. İddia, savunma, olay tutanağı, uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı karşısında; Mahkemenin resmi belgede sahtecilik suçunun sübutuna yönelik kabulünde hukuka aykırılık bulunmmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Ve Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçları Yönünden
Sanığa isnat edilen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlerden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin olarak ayrıca 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle diğer temyiz nedenleri ve sair hususlar incelenmemiştir.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/789 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Ve Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçları Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/789 Esas, 2015/158 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.03.2023 tarihinde karar verildi.