Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/10341 E. 2023/3667 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10341
KARAR NO : 2023/3667
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
KARAR : Mahkûmiyet

Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/84 Esas, 2020/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 19.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.09.2022 tarihli ve 2022/3356 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126971 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126971 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan resmi belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine, anılan Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, somut olayda suç tarihinin 25/05/2007 olduğu ve sanık hakkında verilen 16/06/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15/07/2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 31/08/2012 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 15/07/2011 ile 31/08/2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 31/08/2012 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, suç tarihi olan 25/05/2007 ile hükmün açıklandığı 13/10/2020 tarihine kadar olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2011 tarihli ve 2007/685 Esas, 2011/455 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 15.07.2011 tarihi ile Yalova(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 03.12.2012 tarihli ve 2012/871 Esas, 2012/1213 Karar sayılı kararına konu denetim süresi içerisinde işlenen kasten yaralama suçunun suç tarihi olan 31.08.2012 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/84 Esas, 2020/318 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.