YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10374
KARAR NO : 2023/47
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Değişen suç vasfına göre 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2013 tarihli ve 2013/2674 Esas sayılı iddianamesi ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan açılan davada, Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2013/261 Esas, 2014/456 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
2. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 2017/10524 Esas, 2019/6595 Karar sayılı kararı ile sanığın, icra müdürlüğüne, katılana ait olmadığını bildiği yanlış adres vererek bu adrese tebligat çıkarılmasını sağlamak şeklinde gerçekleşen eyleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 53 ncü maddesinde düzenlenen “Yanlış adres bildirme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden yanlış değerlendirme sonucu “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçundan hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2019/993 Esas, 2022/1086 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Tebligat Kanunu’na aykırılık suçundan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 53 üncü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 58 inci maddesi, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür uygulamasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Tüm dosya kapsamında toplanılan delillerin alınan beyanlar ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda; sanık …’ın, vekili Av. … aracılığı ile mağdur … aleyhinde 06.01.2010 tarihli takip talebiyle Sincan 5. İcra Müdürlüğünün 2011/18 Esas sayılı icra dosyası icra takibi başlattığı, sanığın 19.01.2011 tarihinde Sincan 5. İcra Dairesine müracaat edip, yazılı beyanda bulunarak, emlakçılık yapması nedeniyle anahtarı kendisinde bulunan bir dairenin adresini katılanın adresi olarak verdiği ve tebligatın bu adrese çıkartılmasını sağladığı, yasal süre içerisinde itiraz olmayınca da takibin kesinleştiği, bunun üzerine katılan …’un aracının trafikteki kaydına haciz konulduğu anlaşılmıştır. Tebligat yapılan adresteki taşınmazın gerçek maliki …, icra takibini yapan Avukat … ve posta dağıtıcısı Selman Duman’ın tanık olarak beyanları alınmış, Sincan 5. İcra Müdürlüğünün 2011/18 Esas sayılı icra takip dosyası getirtilmiş ve dosya arasına konulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunmasında her ne kadar olay tarihinde mağdur …’dan olan alacağı için Avukatı … aracılığıyla icra takibi yaptırdığını, avukatının …’un adresini istediğini, kendisinin de o dönem emlakçılık yapması nedeniyle satış için anahtarı kendisine bırakılan bir evin adresini verdiğini, tebligatı bu adrese kendisinin çıkarttırmadığını, çıkartmışsa avukatının çıkartmış olabileceğini, yaptığı işin bundan ibaret olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; Sincan 5. İcra Müdürlüğünün 2011/18 Esas sayılı dosyasındaki adres bildirimini içeren yazılı beyanın altında … isim ve imzasının bulunması nedeniyle savunmasına itibar edilmemiş, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2019/993 Esas, 2022/1086 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.