YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10414
KARAR NO : 2022/20082
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
…
…
…
Dolandırıcılık suçundan sanık …’in (4 kez), sanıklar … ve ve …’ın (2 kez) mahkumiyetine ilişkin Çay Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2019 tarihli, 2018/483 Esas ve 2019/674 Karar sayılı kararının sanık … müdafisi, sanıklar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.01.2022 tarihli, 2021/35510 Esas ve 2022/680 Karar sayılı sanık … hakkında “Temyiz isteminin reddi”, sanıklar … ve … hakkında “Onama” kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2022 tarih ve KD-2022/114696 sayılı itiraz yazısı ile sanıklar lehine itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilen dava dosyası ve ekleri yeniden incelenerek gereği görüşüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizin 18.01.2022 tarih, 2021/35510 Esas ve 2022/680 Karar sayılı sanık … yönünden “Temyiz isteminin reddi”, sanıklar … ve … yönünden “Onama” kararlarının KALDIRILMASINA,
Hükmün açıklandığı tarihte sanık …’ın ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunması nedeniyle, hüküm fıkrasına “5271 sayılı CMK’nin 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin” de yazılması veya tebliğ mazbatasına bu hususa ilişkin bir meşruhat eklenmesi gerekirken, bu açıklama veya meşruhat olmadan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli 2011/6-94 Esas ve 2011/133 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mahkûmiyete ilişkin hükmün Özel Daire tarafından onandığı tarih ile bu karara yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının Yargıtay Ceza Genel Kurulunca kabul edildiği tarih arasında geçen sürenin dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmamasının gerekeceği, itirazın kabul edilerek bozma kararı verilmesi üzerine dosyanın derdest hale gelmesi nedeniyle yargılamaya devam edildiğinde ise itirazın kabulü tarihinden itibaren geçerli olmak üzere süre işlemeye devam edeceğinden zamanaşımının buna göre hesaplanması gerektiği nazara alındığında; sanık …’ın 14.09.2010 ve 20.09.2010 tarihli eylemleriyle ilgili mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin reddine dair Dairemizin 2021/35510 Esas ve 2022/680 Karar sayılı ilamının karar tarihi olan 18.01.2022 tarihinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2022 tarih ve 2022/114696 sayılı itirazı üzerine, Dairemizce sanık hakkında mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu ve temyiz inceleme tarihinde zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek , sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Başka suçtan sanık …’in Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, sanıklar … ve …’ın Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak bulunduğu ve duruşmadan vareste tutulma talepleri bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların hükümlerin tefhim olunduğu duruşmaya bizzat veya SEGBİS yoluyla katılımı sağlanmadan, yokluklarında mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafisi, sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında infaza başlanmış ise İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal TAHLİYELERİNE, gereği için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.