Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/10425 E. 2023/1817 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10425
KARAR NO : 2023/1817
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/423 E., 2012/71 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/4359 Esas, 2015/8341 Karar sayılı kararı
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/4359 Esas, 2015/8341 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2022 tarihli ve KD- 2022/119756 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Tekerrüre esas alınan ilamın suç tarihinde, sanık on sekiz yaşından küçük olduğundan bu ilamın tekerrüre esas alınmaması gerektiğinden bahisle düzeltilerek onama ilâmının kaldırılmasına ve bu husus da belirtilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
1. Sanığın tekerrüre esas alınan Manisa Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/353 Esas ve 2004/311 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; sanığın onsekiz yaşını doldurmadan önce işlediği suça ilişkin mahkûmiyetinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
2. Katılanın 34 TH 8835 plakalı aracını satmak istediği, sanık ve temyiz dışı sanık …’ın araca talip olduğu, sanık …’ın Fatih İlçesi Akdeniz Caddesi’nde bulunan Erdoğan Varış’a ait olup faaliyeti sona ermiş bulunan Varış Elektrik LTD ŞTİ’nin işyerini kiralayarak burada havalandırma işi yaptığı halde kendisini bu şirketin sahibi, sanık …’yi de şirketin muhasebecisi olarak tanıtarak aracı sanık …’ye almak istediklerini söylediği, yapılan pazarlıkta peşin 16.000 TL’ye anlaştıkları, olay günü katılana 4500 TL nakit para verip geri kalan parayı da ellerindeki çekte problem çıktığı için bozdurup 1-2 gün içinde vereceklerini söyledikleri, katılanın bunu kabul etmemesi üzerine kalan para için güvence olarak bono düzenleyip verdikleri, katılanın da devir için sanık …’ye vekaletname vererek aracı teslim ettiği, ertesi gün katılan kalan parayı almak üzere sanıkların işyerine gittiğinde işyerinin kapalı olduğunu gördüğü, sanıkları telefonla aradığı, kalan parayı ödeyeceklerini söyleyerek katılanı oyaladıkları, geri kalan paranın ödenmediği, böylece sanıkların kendilerini şirket sahibi ve şirket çalışanı gibi göstererek hileli davranışlarla haksız menfaat elde ettikleri anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzelterek onama nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Ancak;
a. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
b. Sanığın tekerrüre esas alınan Manisa Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/353 Esas ve 2004/311 Karar sayılı ilamının sanığın onsekiz yaşını doldurmadan önce işlediği suça ilişkin mahkûmiyet hükmü olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
c. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, maddenin (b) fıkrasında yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” şeklindeki ibarenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/4359 Esas, 2015/8341 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının sanık … yönünden KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2012 tarihli ve 2011/423 Esas, 2012/71 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin kısımda “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 GÜN”, “50 GÜN” ve “1.000 TL” ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi, tekerrürün uygulanmasına ilişkin birinci kısmının (f) bendinin hükümden tamamen çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.