Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/10798 E. 2023/2670 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10798
KARAR NO : 2023/2670
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun), kanun yollarına başvurma başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikayetçi kurum vekilinin 13.12.2013 havale tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunduğu, ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmediği anlaşılmakla; şikayetçi kurumun 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2013/234 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık, herhangi bir temyiz sebebi bildirmemiştir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi; katılan kurum lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.

III. GEREKÇE
15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2013/234 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.