Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/10884 E. 2023/1305 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10884
KARAR NO : 2023/1305
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/629 E., 2022/961 K.
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2013/690 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2013/690 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli ve 2019/3777 Esas, 2022/9829 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/629 Esas, 2022/961 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin b bendi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, katılan tarafın iddiaları dışında delil olmadığına, gerçekten mal alışı yaptığına, kastının bulunmadığına bu nedenle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Bşkanlığ’nın 05.06.2013 tarihli mütalaası ile sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiası ile vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporları düzenlenmiştir.
2. 2010 takvim yılında mal alışı yaptığı Ulpet .. Ltd. Şti ile 2011 takvim yılında mal alışı yaptığı 7 farklı mükellef hakkında sahte fatura düzenledikleri iddiası ile haklarında düzenlenmiş vergi tekniği raporları olduğu, sanığın mal alışlarına ilişkin herhangi bir belge ya da ödeme belgesi sunamadığı, bu nedenle kasıtlı olarak sahte fatura kullandığı belirtilmiştir.
3. Sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, mal alışlarının gerçek olduğunu, ödemeleri genelde nakit olarak yaptığını beyan etmiştir.
4. Dosya arasında bulunan uzmanlık raporuna göre; bir kısım faturaların matbaa işletmesinden teslim alındığı tarihten önceki tarihlere göre düzenlenmiş olması, malların teslimine ilişkin gerekli unsurları içermemesi nedeniyle malların fiilen teslimine delil teşkil etmemesi, ödemelerine dair tevsik edici nitelikte belge sunulmaması, faturaları düzenleyen mükelleflerin gerçek anlamda ticari faaliyetinin olmadığına ilişkin tespitler nedeniyle sanığın sahte fatura kullanma eyleminin sübut bulduğu kanaati bildirilmiştir.
5. Dosya arasında bulunan belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemeler ile sahte fatura düzenleyen bir kısım mükellefler hakkında mahkumiyet kararları verildiği görülmüştür.
6. Mahkemece bilirkişi raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın eyleminin sübut bulduğu kanaati ile temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
7. 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanara yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile değişik 213 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler nedeniyle Mahkemece lehe Kanun belirlemesi yapılmış ve 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile değişik 213 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin sanık lehine olduğu tespit edilerek bu Kanun’un uygulanmasına karar verilmiştir.
8. Sanık kurum zararını ödeme gücünün olmadığını belirttiğinden hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.05.2022 tarihli ve 2019/3777 Esas, 2022/9829 Karar sayılı bozma ilamından önceki İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2013/690 Esas, 2015/401 Karar sayılı mahkumiyet hükmünde, sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan iki kez 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada önceki hükmün sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son bendine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/629 Esas, 2022/961 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sonuna “5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 2 yıl 2 ay 30 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.